Bir grup bilim insanı, Rusya'ya ait bir uydu ağının 2019 yılından bu yana Avrupa genelinde GPS sinyallerinde onlarca kez kısa süreli kesintiye neden olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, bu kesintiler özellikle sivil havacılık ve deniz taşımacılığı için ciddi riskler barındırıyor. Çalışma, Rusya'nın elektronik harp yeteneklerinin bir parçası olarak değerlendirilen bu müdahalelerin, NATO ülkelerinin altyapısını hedef aldığını gösteriyor.
GPS parazitlemesinin teknik boyutu
Araştırmacılar, Rusya'nın ‘Luch’ (Olimp-K) olarak bilinen uydu ağının, Avrupa semalarında dolaşırken GPS sinyallerini bozduğunu tespit etti. Uydu ağı, aslında askeri iletişim için tasarlanmış olsa da, sinyallerinin GPS frekanslarına müdahale ettiği belirlendi. Parazitlenme olayları, uyduların Avrupa üzerinden geçişi sırasında meydana geliyor ve genellikle birkaç dakika sürüyor. Ancak bu kısa süreler bile uçakların iniş-kalkış sistemlerinde sapmalara, gemilerin seyir rotalarında hatalara yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle Doğu Avrupa ülkeleri ve Baltık bölgesinde etkisini daha yoğun hissettiren bu durumun, sivil kullanıcılar için yalnızca bir rahatsızlık değil, aynı zamanda ciddi bir güvenlik tehdidi olduğunu vurguluyor.
Norveçli araştırmacı Dr. Erik Larsen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Her gün milyonlarca insan GPS'e bağımlı. Uçaklar, gemiler, acil servis araçları ve hatta cep telefonları GPS sinyalleriyle çalışıyor. Bu tür bir parazitlenme, sistematik ve koordineli saldırıların habercisi olabilir" dedi. Larsen ayrıca, Rus uydularının bu tür parazitlenmeyi kasıtlı olarak yapıp yapmadığının henüz netlik kazanmadığını, ancak sıklığının ve deseninin planlı bir operasyonu işaret ettiğini söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Olay, sadece teknik bir arıza değil, aynı zamanda jeopolitik bir gerilimin yansıması olarak görülüyor. Rusya'nın uydu tabanlı elektronik harp yeteneklerini geliştirmesi, NATO'yu endişelendiriyor. 2022'de Ukrayna savaşının başlamasıyla birlikte, Rusya'nın GPS karıştırma faaliyetlerini artırdığı biliniyor. Ancak bu çalışma, sivil kullanıcılar üzerindeki etkiyi ilk kez bu kadar ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor. ABD ve Avrupa Birliği, GPS'e alternatif olarak Galileo ve GLONASS gibi sistemleri geliştirse de, bu sistemler de benzer saldırılara açık. Uzmanlar, ülkelerin kritik altyapılarını korumak için daha fazla önlem alması gerektiğini belirtiyor. Özellikle sivil havacılıkta, pilotların bu tür durumlara karşı eğitilmesi ve yedek navigasyon sistemlerinin kullanılması öneriliyor.
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) konuyla ilgili bir soruşturma başlatırken, Rusya tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Rus yetkililer daha önce, benzer iddiaları “asılsız” olarak nitelendirmişti. Uzmanlar, parazitlenme olaylarının Rusya'nın Batı'ya karşı hibrit savaş stratejisinin bir parçası olabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa ile Asya arasında stratejik bir konumda yer alması nedeniyle, bu tür GPS parazitlenmelerinden doğrudan etkilenebilir. Özellikle İstanbul Havalimanı ve Ankara Esenboğa gibi yoğun hava trafiğine sahip merkezler, uçuş emniyeti açısından risk altında. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullandığı insansız hava araçları ve seyir füzeleri gibi hassas güdümlü sistemler de GPS sinyallerine bağımlı. Bu durum, Türkiye'nin kendi milli navigasyon sistemi çalışmalarını hızlandırması gerektiğini gösteriyor. Bölgesel olarak, Karadeniz'deki deniz trafiği ve enerji hatlarının güvenliği de bu parazitlenmeden etkilenebilir. Türkiye, NATO müttefiki olarak bu konuda ittifak içinde koordineli bir yanıt geliştirmeli ve sivil altyapısını korumak için acil önlemler almalıdır.