Terör örgütleri, askeri ve teknolojik açıdan devletler karşısında dezavantajlı konumlarını kapatmak için yapay zekâ (YZ) araçlarına yöneliyor. Uzman raporlarına göre, özellikle Orta Doğu ve Asya'da faaliyet gösteren silahlı gruplar, ticari YZ yazılımlarını silah modifikasyonu, istihbarat toplama ve saldırı planlaması amacıyla kullanmaya başladı. Bu durum, terörle mücadele yöntemlerinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Güvenlik birimleri, örgütlerin sektörde kolayca erişilebilen yapay zekâ modellerini kullanarak insansız hava araçları (İHA) ve otonom patlayıcı düzenekleri geliştirdiğini tespit etti. Teknolojinin demokratikleşmesi, terör örgütlerine düşük maliyetle yüksek etki kapasitesi kazandırıyor.
Sanal savaş alanı: YZ ile saldırı planlaması
Rapora göre, terör örgütleri yapay zekâyı üç ana alanda kullanıyor: silah modifikasyonu, hedef tespiti ve psikolojik harekât. Örneğin, IŞİD ve bağlantılı grupların, piyasada bulunan derin öğrenme algoritmalarını kullanarak İHA’larına otonom uçuş ve hedef tanıma yeteneği kazandırdığı belirlendi. Ayrıca, WhatsApp ve Telegram gibi şifreli mesajlaşma uygulamalarındaki sohbet botları üzerinden sempatizanlara saldırı talimatları iletildiği, bu talimatların YZ tarafından optimize edilmiş rotalar ve zamanlamalar içerdiği vurgulanıyor.
Bir diğer kritik gelişme ise, örgütlerin açık kaynaklı YZ modellerini (örneğin GPT tabanlı araçları) kullanarak propaganda içerikleri üretmesi. Bu içerikler, farklı dillere otomatik çeviri yapılarak küresel ölçekte yayılıyor. Danışmanlık firması The Soufan Center'ın analizine göre, YZ destekli dezenformasyon kampanyaları, hedef kitlelerin kutuplaşmasını hızlandırma ve aşırılık yanlısı söylemleri meşrulaştırma potansiyeli taşıyor.
Küresel güvenlik mimarisi sarsılıyor
Uzmanlar, YZ'nin terör örgütleri tarafından kullanılmasının istihbarat paylaşımı ve sınır ötesi operasyonları zorlaştırdığını ifade ediyor. Geleneksel terörle mücadele yöntemleri, örgütlerin insansız ve otonom sistemlere geçişiyle etkisiz hale geliyor. Özellikle Güney Asya'da, El Kaide bağlantılı grupların YZ ile kontrol edilen kara mayınları geliştirdiği rapor ediliyor. Mayınlar, yalnızca belirli bir askeri üniformaya tepki verecek şekilde programlanarak sivil kayıpları azaltma propagandası yaparken, aslında hedef odaklı bir terör yöntemi oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler Terörle Mücadele Merkezi (UNCCT), bu gelişmeler ışığında üye ülkelere YZ'nin kontrolsüz yayılımını önlemek için yeni düzenlemeler çağrısında bulundu. Ancak ticari YZ araçlarının çoğu herkese açık olduğundan, örgütlerin bu teknolojilere erişimini engellemek neredeyse imkânsız hale geliyor. Siber güvenlik firması Recorded Future'ın verilerine göre, yalnızca 2023 yılı içerisinde karanlık ağ platformlarında terör örgütleri tarafından kullanılmak üzere 200'den fazla YZ tabanlı yazılım geliştirme kiti (SDK) satışa sunuldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, PKK/PYD ve DEAŞ gibi terör örgütleriyle mücadelesinde YZ kullanımına karşı proaktif önlemler almalıdır. Özellikle Suriye ve Irak'taki sınır ötesi operasyonlarda, örgütlerin otonom İHA ve akıllı patlayıcılara yönelmesi, Türk güvenlik güçleri için yeni riskler doğurmaktadır. Ayrıca, YZ tabanlı propaganda araçlarının Türk gençlerini hedef alması, radikalleşmeyle mücadele stratejilerinin güncellenmesini gerektirmektedir. Türkiye'nin savunma sanayisinde geliştirdiği yerli YZ çözümlerini terörle mücadeleye entegre etmesi, bölgesel bir model oluşturabilir.