Rusya'nın Ukrayna'nın başkenti Kiev'e yönelik gece boyunca sürdürdüğü yoğun füze ve insansız hava aracı (drone) saldırıları, kent sakinlerini yer altına inmeye zorladı. Binlerce Kievli, patlama sesleri eşliğinde metro istasyonlarında sığınak aradı. Saldırılarda çıkan yangınlar nedeniyle bazı binalar hasar görürken, çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi. Ukrayna hava savunma sistemlerinin birçok hedefi imha ettiği belirtilse de, şehrin bazı bölgelerinde can kaybı yaşandığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Saldırının arka planı ve Ukrayna'nın tepkisi
Rusya, son haftalarda Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırmıştı. Ancak Kiev'e yönelik bu son saldırı, doğrudan sivil yerleşim bölgelerini de hedef almasıyla dikkat çekti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıyı 'terör eylemi' olarak nitelendirirken, Batılı ülkelerden kınama mesajları geldi. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, mağdurlara yardım çağrısında bulundu ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.
Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığı, saldırıda kullanılan füzelerin bir kısmının İran yapımı Şahid tipi olduğunu belirtti. Rusya, İran'dan aldığı bu dronları sıkça kullanıyor. Ayrıca, Rusya'nın Karadeniz'de konuşlu gemilerden fırlattığı seyir füzeleri de kullanıldı. Ukrayna hava savunması, bu füzelerin önemli bir bölümünü düşürmeyi başardı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, savaşın tırmanma riskini bir kez daha gözler önüne seriyor. Rusya, son dönemde Ukrayna'nın askeri hedeflerine yönelik saldırılarına karşılık olarak sivil altyapıyı hedef aldığını iddia ediyor. Ancak uluslararası toplum, bu saldırıları savaş suçu olarak değerlendiriyor. NATO, Ukrayna'nın hava savunma sistemlerini güçlendirmek için daha fazla destek sözü verirken, AB ise yeni yaptırım paketleri hazırlıyor.
Bu gelişme, enerji krizi ve tahıl koridoru anlaşmasının geleceği açısından da kritik. Savaşın sona ermesine yönelik diplomatik çabalar, taraflar arasındaki güvensizlik nedeniyle bir türlü sonuç vermiyor. Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları, Avrupa'nın enerji piyasalarında yeni dalgalanmalara neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana arabuluculuk rolü üstlenmiş, İstanbul'da yapılan müzakerelerde her iki tarafı bir araya getirmişti. Bu saldırı, barış çabalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Rusya'nın sivil altyapıyı hedef alması, Türkiye'nin de enerji projelerinde iş birliği yaptığı bir ülke olarak Rusya'ya yönelik uluslararası baskıyı artırabilir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki güç dengesi de yeniden şekilleniyor. Türkiye, insani krizin derinleşmesini önlemek için uluslararası toplumla koordineli hareket etmeye devam etmelidir.