Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları devam ederken, başkent Kiev'in çevresindeki bölgede dün (8 Ağustos) düzenlenen hava saldırılarında ilk belirlemelere göre 3 kişi hayatını kaybetti, bir çocuk da yaşamını yitirdi. Kiev bölge valisi Ruslan Kravchenko, saldırıda bir çocuğun da aralarında bulunduğu 3 sivilin öldüğünü doğruladı. Yetkililer, saldırıda çok sayıda kişinin de yaralandığını ve bölgedeki arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna'nın başkenti Kiev ve çevresi, Rusya'nın 24 Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalin ardından sık sık hava saldırılarına hedef oluyor. Rus güçleri, özellikle gece saatlerinde gerçekleştirdikleri insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarıyla Kiev'i hedef alıyor. Kiev bölge yönetimi, 8 Ağustos'a kadar olan son dönemde bölgeye yönelik saldırıların yoğunlaştığını ve sivil kayıpların arttığını kaydediyor.
Vali Kravchenko, saldırının ardından yaptığı açıklamada, "Düşman, Kiev bölgesindeki sivil altyapıyı hedef aldı. Ne yazık ki kayıplarımız var. 3 kişi hayatını kaybetti, bunlardan biri bir çocuk. Yaralılar hastaneye kaldırıldı, durumları ciddi." ifadelerini kullandı. Ayrıca, saldırıda bazı konutların ve enerji hatlarının da hasar gördüğü, ekiplerin hasar tespit çalışmalarına başladığı bildirildi.
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı ise gece boyunca Rus güçlerinin Kiev bölgesine çok sayıda farklı hava saldırısı düzenlediğini, hava savunma sistemlerinin bir kısmını düşürdüğünü ancak bazı füzelerin hedeflerine ulaştığını açıkladı. Bu tür saldırılar, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef alarak ülkeyi karanlıkta bırakma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya'nın Kiev bölgesine yönelik bu son saldırısı, savaşın gidişatına ilişkin uluslararası endişeleri de artırdı. Diplomatik gözlemciler, Moskova'nın Ukrayna'nın başkentine yönelik baskıyı artırarak Kiev yönetimini müzakere masasına zorlamayı hedeflediğini belirtiyor. Ancak Ukrayna yönetimi, toprak bütünlüğünü korumadan herhangi bir müzakereyi reddettiğini yineliyor.
Saldırının hemen ardından Avrupa Birliği ve NATO yetkililerinden kınama mesajları geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Rusya'nın sivillere yönelik bu saldırıları savaş suçu teşkil eder. Uluslararası toplum bu saldırıları kınamalı ve failler hesap vermeli." ifadelerini kullandı. NATO ise Ukrayna'ya olan desteğinin kesintisiz devam edeceğini açıkladı.
Bu saldırı, Çin, Hindistan ve Orta Doğu'da yer alan bazı ülkelerin Rusya'nın eylemlerine yönelik tutumlarını da yeniden değerlendirmeye itebilir. Özellikle sivil kayıpların artması, uluslararası kamuoyunda Rusya'ya yönelik yaptırımların genişletilmesi yönündeki talepleri güçlendirebilir. Öte yandan, Rusya'nın bu tür saldırıları, Ukrayna'nın Batı'dan daha fazla hava savunma sistemi ve mühimmat talebini de gündeme taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Kiev'e yönelik bu saldırıları, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Türkiye, savaşın başından bu yana hem Rusya hem Ukrayna ile diyalog kurabilen nadir ülkelerden biri olarak, İstanbul'da imzalanan tahıl koridoru anlaşması gibi somut adımlarda kilit rol oynamıştı. Ancak sivil kayıpların arttığı bu tür saldırılar, Ankara'nın dış politika dengesini zorlayabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik endişeleri de savaşın uzamasıyla birlikte artıyor. Bu gelişme, Türk hükümetinin hem Rusya ile iş birliğini hem de Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek politikasını sürdürme kapasitesini test ediyor. Ankara'nın önümüzdeki dönemde bu krizde barışçıl bir çözüm için daha aktif bir diplomasi yürütmesi beklenebilir.