Nijer Savunma Bakanlığı, Pazar günü yaptığı açıklamada, Cumartesi günü isyancı askerlerin düzenlediği saldırının ardından güçlerin kontrolü kademeli olarak yeniden ele geçirdiğini duyurdu. İsyancılar, başkanlık sarayına baskın düzenlemiş ve Niamey'deki ana havaalanında bulunan askeri üste kamp kurarak sadık güçlerin müdahalesine direnmişti. Rusya'nın Afrika Kolordu'suna bağlı paralı askerlerin, cunta yönetiminin kontrolü sağlamasına yardımcı olduğu belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Olay, Temmuz 2023'te devlet başkanı Mohamed Bazoum'u deviren askeri cuntanın yönetimine karşı yapılan bir isyan girişimi olarak kayıtlara geçti. Cumartesi günü silahlı bir grup, başkent Niamey'deki başkanlık sarayına sızarak cunta liderlerini hedef aldı. Ardından askeri üsse çekilen isyancılar, sadık birliklerle çatışmaya girdi. Savunma Bakanlığı, güvenlik güçlerinin duruma hâkim olduğunu ve isyancıların etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Ancak olayın ardından ülkede gerginlik sürüyor; sokağa çıkma yasağı ilan edildi, sınır kapıları geçici olarak kapatıldı.
Rusya'nın Afrika Kolordu'suna bağlı paralı askerlerin, Nijer'deki cunta yönetimine destek verdiği biliniyor. Fransa'nın askerlerini çekmesinin ardından bölgede etkisini artıran Rusya, Mali, Burkina Faso ve Nijer'deki askeri yönetimlerle yakın ilişkiler kurmuş durumda. Bu kapsamda paralı askerlerin, cuntanın güvenlik güçlerine eğitim ve istihbarat desteği sağladığı belirtiliyor. İsyan girişimi sırasında da bu askerlerin, sadık güçlerin yanında yer alarak isyancılara karşı operasyonlara katıldığı öne sürüldü.
Bölgesel veya küresel boyut
Nijer'deki bu isyan girişimi, Batı Afrika'da art arda gerçekleşen askeri darbelerin ardından yaşanan siyasi istikrarsızlığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 2020'den bu yana Mali, Burkina Faso ve Nijer'de ordunun yönetime el koyması, bölgede demokrasiye geçiş süreçlerini sekteye uğrattı. Bu ülkeler, Fransa ve diğer Batılı ülkelerle ilişkilerini keserek Rusya'ya yöneldi. Rusya'nın Afrika'daki askeri varlığı, paralı asker grupları aracılığıyla giderek artıyor. Nijer'deki bu müdahale, Rusya'nın bölgedeki nüfuzunu pekiştirme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Öte yandan, Nijer'in Batı Afrika'da güvenlik açısından kritik bir konumda olması, bu tür olayların küresel yansımalarını artırıyor. Ülke, Sahra Çölü'nün güneyindeki Sahel bölgesinde yer alıyor ve bu bölge, El Kaide ve IŞİD bağlantılı grupların faaliyet gösterdiği bir sıcak nokta. Nijer'deki siyasi istikrarsızlık, terörle mücadele çabalarını olumsuz etkiliyor. Ayrıca ülke, uranyum zenginliğiyle de biliniyor; Fransa'nın nükleer enerji üretimi için önemli bir kaynak.
İsyan girişiminin ardından cuntanın kontrolü tamamen sağlayıp sağlayamayacağı, bölgedeki güç dengelerini etkileyebilir. Eğer cunta zayıflarsa, bu durum ülkede iç çatışmaların artmasına ve güvenlik güçlerinin terörle mücadeledeki etkinliğinin azalmasına yol açabilir. Rusya'nın desteği ise cuntanın ayakta kalmasına yardımcı olabilir. Bu gelişme, Batılı ülkelerin Afrika'daki stratejik çıkarları açısından da önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijer'deki bu gelişme, Türkiye'nin Afrika'daki artan diplomatik ve ekonomik ilişkileri bağlamında değerlendirilmelidir. Türkiye, son yıllarda Afrika ülkeleriyle savunma sanayii, ticaret ve kalkınma iş birliği alanlarında önemli adımlar atmıştır. Nijer'deki istikrarsızlık, bölgesel güvenliği tehdit ederek Türkiye'nin Sahel bölgesindeki yatırımlarını ve insani yardım faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Rusya'nın bölgedeki nüfuzunun artması, Türkiye ile Rusya arasındaki dengeyi de etkileyebilir. Türkiye, Afrika'da istikrarın sağlanması için çok yönlü diplomasi yürütmekte ve bu tür krizlerde yapıcı bir rol üstlenmeye çalışmaktadır. Bu olay, Türkiye'nin Afrika politikasını gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.