1905 yılında Rus İmparatorluk Donanması'nın Baltık Filosu, Pasifik'teki Port Arthur'a yardım etmek için yola çıktı. Ancak 18.000 denizcinin katıldığı bu sekiz aylık yolculuk, denizcilik tarihine 'Lanetlilerin Yolculuğu' olarak geçti. Rusya, Japonya'ya karşı hazırlıksız yakalandı; kömür ikmali eksikleri, uluslararası sularda yakıt bulma zorunluluğu ve subayların yetersizliği, filoyu felakete sürükledi. Japonların baskın saldırısı sonucu Tsushima Boğazı'nda neredeyse tüm filo imha edildi. Bu olay, askeri hazırlık ve lojistiğin önemini gösteren bir ders olarak tarihe geçti.
Gelişmenin Arka Planı
Rus-Japon Savaşı (1904-1905), Rusya'nın Uzak Doğu'daki yayılmacı politikaları ile Japonya'nın Kore ve Mançurya üzerindeki çıkarlarının çatışmasıyla başladı. Rusya, Baltık Filosu'nu dünyanın yarısı kadar bir mesafeye göndererek savaşın kaderini değiştirmeyi umuyordu. Ancak filo, daha yola çıkmadan sorunlarla boğuşuyordu. İngiltere'nin deniz yollarını kapatması nedeniyle Rus gemileri, Afrika kıyısı boyunca ilerlemek zorunda kaldı. Kömür ikmali için tarafsız limanlara yanaşmak, uluslararası hukuk ve diplomatik krizlere yol açtı. Örneğin, Kuzey Denizi'nde İngiliz balıkçı teknelerine yanlışlıkla ateş açılması, Rusya'yı İngiltere ile savaşın eşiğine getirdi.
Eugene Politovsky'nin günlüğünden alıntılara dayanan makale, mürettebatın yaşadığı zorlukları ve komuta kademesindeki becerisizliği gözler önüne seriyor. Amiral Zinovy Rozhestvensky, filonun komutanı olarak görev yapmasına rağmen, lojistik planlama ve iletişim konusunda ciddi eksiklikler yaşadı. Filosu, kömür sıkıntısı nedeniyle sık sık duraklamak zorunda kaldı; bu da Japonya'ya hazırlık için zaman kazandırdı. Ayrıca, subayların çoğu deneyimsizdi ve erlerin moralı oldukça düşüktü.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Tsushima Deniz Muharebesi (27-28 Mayıs 1905), Rus filosunun neredeyse tamamen yok edilmesiyle sonuçlandı. Japon filosu, Amiral Heihachiro Togo komutasında, Rus gemilerini şaşırtıcı bir taktikle karşıladı. Rusya'nın 38 savaş gemisinden 34'ü batırıldı veya esir alındı. Bu yenilgi, Rusya'nın uluslararası prestijini sarstı ve Çar II. Nikolay'ın otoritesini zayıflattı. Savaşın sonunda imzalanan Portsmouth Antlaşması ile Rusya, Kore ve Güney Mançurya üzerindeki iddialarından vazgeçti, Japonya ise bölgesel bir güç olarak yükseldi.
Bu olay, askeri tarihçiler için bir ders niteliğindedir: hazırlıksız bir ordu, ne kadar büyük olursa olsun, iyi planlanmış bir savunma karşısında çökebilir. Lojistik eksiklikleri, moral düşüklüğü ve komuta zafiyeti, savaşın kaderini belirleyen faktörlerdir. Ayrıca, uluslararası sularda ikmal yapmanın zorlukları, günümüzde de deniz harekâtlarının önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Rusya'nın bu deneyimi, diğer ülkeler için de bir uyarı niteliğindedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, jeopolitik konumu itibarıyla deniz gücüne ve lojistiğe büyük önem vermektedir. Bu tarihsel olay, donanma hazırlığının ve stratejik planlamanın kritik önemini vurgulamaktadır. Türk Deniz Kuvvetleri, modernizasyon programlarıyla caydırıcılığını artırmaya çalışırken, bu tür tarihsel derslerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Ayrıca, Rusya ile tarihsel rekabet ve Karadeniz'deki deniz gücü dengesi, Türkiye'nin savunma politikasını şekillendirirken bu tür olaylardan çıkarımlar yapmasını gerekli kılmaktadır. Küresel ölçekte ise, deniz ticaret yollarının güvenliği ve enerji nakil hatlarının korunması, Türkiye için hayati önem taşıdığından, lojistik ve hazırlık konularındaki bu dersler güncelliğini korumaktadır.