Rus İmparatorluk Donanması'nın 1904-1905 yıllarında Baltık Filosu'nu Uzak Doğu'ya gönderme girişimi, tarihe 'Lanetli Sefer' olarak geçti. Çarlık Rusyası, Japon İmparatorluğu ile artan gerilim karşısında Pasifik filosunu güçlendirmek için Baltık'tan yola çıkan dev bir armadayı 18.000 mil boyunca sevk etti. Ancak bu sefer, kötü planlama, iletişim eksikliği ve stratejik hatalar nedeniyle tam bir felaketle sonuçlandı.
Felaketin Arka Planı: Baltık'tan Tsushima'ya
1904'te Rus-Japon Savaşı patlak verdiğinde, Rusya'nın Pasifik Filosu Port Arthur'da Japonlar tarafından kuşatılmıştı. Çar II. Nikolay, Amiral Zinovy Rozhestvensky komutasındaki Baltık Filosu'nu yardıma göndermeye karar verdi. Filo, 15 Ekim 1904'te Libau'dan (bugünkü Liepaja, Letonya) hareket etti. Yol boyunca yakıt ikmali sorunları, kötü hava koşulları ve mürettebatın deneyimsizliği seferi zorlaştırdı. En unutulmaz olaylardan biri, 21-22 Ekim 1904 gecesi Dogger Bank olayıydı: Rus gemileri, İngiliz balıkçı teknelerini Japon torpido botları sanarak ateş açtı, birkaç sivil öldü ve uluslararası kriz çıktı.
Filo, Afrika'nın güneyinden geçerek 7 ay süren yorucu bir yolculuğun ardından Mayıs 1905'te Tsushima Boğazı'na ulaştı. Burada Japon Amiral Togo Heihachiro'nun modern ve iyi eğitimli filosu tarafından neredeyse tamamen yok edildi. Ruslar 21 gemi kaybetti, binlerce asker öldü; Japonlar ise sadece 3 torpido botu kaybetti. Bu yenilgi, Rusya'nın deniz gücünü bitirdi ve 1905 Rus Devrimi'ni tetikleyen faktörlerden biri oldu.
Dersler ve Küresel Yansımalar
Bu felaket, askeri tarihçiler için bir ders kitabı vakasıdır. Lojistik yetersizlik, keşif eksikliği, teknolojik gerilik ve moral bozukluğu bir araya gelerek stratejik bir çöküş yarattı. Ayrıca, bir donanmanın küresel ölçekte güç projeksiyonu yapabilmesi için sadece gemi sayısının yeterli olmadığını; eğitim, istihbarat ve müttefik desteğinin hayati olduğunu gösterdi. Bu olay, İngiltere ile Rusya arasında gerilimi artırdı ve İngiliz-Japon ittifakını güçlendirdi. Uzun vadede, Rusya'nın Uzak Doğu'daki emellerini sona erdirirken Japonya'nın bölgesel bir süper güç olarak yükselişini simgeledi.
Bugün, Rus Donanması'nın Karadeniz'de yaşadığı kayıplar ve Ukrayna savaşındaki performansı, Tsushima'nın gölgesinde değerlendiriliyor. Tarih tekerrür etmese de, büyük güçlerin deniz aşırı maceralarında benzer hataların tekrarlanabileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rus Baltık Filosu'nun 1904-1905 seferi, Türk Boğazları'nın stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu, Boğazlar'dan geçişi kontrol ederek Rusya'nın Akdeniz'e inmesini engelliyordu. Bugün de Montrö Sözleşmesi çerçevesinde Türkiye, Karadeniz'e yönelik deniz gücü projeksiyonunda kilit rol oynuyor. Rusya'nın deniz gücündeki zafiyetler, Türkiye'nin bölgesel denge politikası ve NATO içindeki konumu açısından dersler barındırıyor. Ayrıca, Tsushima benzeri bir felaketin önlenmesi için modern donanmaların teknoloji ve eğitime yatırım yapması gerektiği gerçeği, Türk Deniz Kuvvetleri'nin dönüşüm programları için de geçerli.