Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta hayatını kaybeden askerlerin yakınları, ölen sevdiklerini yapay zeka (YZ) teknolojisiyle "yeniden diriltmeye" başladı. Son derece tartışmalı bu eğilim, Rusya’nın Ukrayna işgali, yeni yapay zeka araçları ve derin yasın kesiştiği bir noktada ortaya çıktı. Özellikle sosyal medyada yayılan videolar, ölen askerlerin yüz ifadelerini, ses tonlarını ve hatta kişisel anılarını taklit edebilen yazılımların kullanıldığını gösteriyor. Uzmanlar, bu uygulamanın yas sürecini kısa vadede rahatlatabileceğini ancak uzun vadede psikolojik bağımlılık ve etik ihlaller yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Teknoloji Yası Dönüştürüyor
Rusya’da özellikle son altı ayda popülerleşen bu uygulama, ölen kişiye ait fotoğraf, video ve ses kayıtlarını analiz ederek gerçekçi bir dijital kopya oluşturuyor. Kullanıcılar, bu dijital varlıkla mesajlaşabiliyor, hatta görüntülü sohbet edebiliyor. St. Petersburg merkezli bir yazılım şirketi, bu hizmeti aylık 5 bin ruble (yaklaşık 55 dolar) karşılığında sunduğunu açıkladı. Şirket yetkilileri, müşterilerin çoğunlukla savaşta kaybettikleri çocuklarını geri getirmek isteyen aileler olduğunu belirtiyor.
Ancak bu teknolojinin yaygınlaşması, hem Rusya’da hem de uluslararası alanda ciddi itirazlara yol açtı. Etik uzmanları, ölen kişinin rızası olmadan dijital bir kopyasının oluşturulmasını "manipülasyon" olarak nitelendiriyor. Öte yandan, Rusya’da savaş karşıtı gruplar, bu uygulamanın hükümetin savaş propagandasına hizmet edebileceğini savunuyor. Bir psikolog, "Ailelerin acısını istismar eden bu tür girişimler, yas sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamalarını engelleyebilir" dedi.
Küresel Boyut ve Tartışmalar
Benzer yapay zeka uygulamaları Çin, Güney Kore ve ABD’de de mevcut. Ancak Rusya’daki örnek, savaş ortamında kullanılması nedeniyle ayrı bir boyut kazanıyor. Ukrayna hükümeti, bu teknolojinin Rus ailelerin kayıplarını kabullenmelerini zorlaştırarak savaşın psikolojik bedelini daha da ağırlaştırdığını belirtiyor. Ayrıca, Batılı teknoloji şirketlerinin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar nedeniyle bu tür yazılımların çoğu, açık kaynak kodlu veya yasa dışı yollarla temin ediliyor. Uzmanlar, yapay zekanın savaş sonrası travmalarla mücadelede kullanılmasının hem fırsatlar hem de riskler taşıdığı konusunda hemfikir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk kamuoyunda benzer tartışmaları ateşleyebilecek bir nitelik taşıyor. Türkiye, yapay zeka alanında hızla büyüyen bir pazar olmasına rağmen, özellikle göç, afet ve çatışma bölgelerinden gelen travmalar yaşayan topluluklar için etik düzenlemeler henüz tam olarak oturmuş değil. Rusya’daki örnek, Türkiye’nin de ölen yakınlarını dijital ortamda canlandırma girişimlerine karşı yasal ve psikolojik önlemler alması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, bu tür teknolojilerin Suriye’den gelen savaş mağdurları veya 6 Şubat depremlerinde kayıp veren aileler tarafından kullanılma potansiyeli, konuyu Türkiye için daha da hassas hale getiriyor.