İngiltere Başbakanı Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümeti, 4 Temmuz 2024 seçimlerinin ardından göreve gelmesinin hemen ardından, devraldığı kamu maliyesi tablosunu değerlendirmek üzere tüm yeni büyük politika duyurularını geçici olarak durdurma kararı aldı. Bir hükümet sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “Hali hazırda devam eden bir süreç veya toplu sözleşme varsa, hükümet işleri devam edecektir” ifadeleri kullanıldı. Bu karar, selefi Rishi Sunak döneminden kalan 22 milyar sterlinlik bir kamu maliyesi açığının tespit edilmesinin ardından geldi.
Arka Plan: Bütçe Açığı ve Ekonomik Gerekçeler
Yeni hükümet, geçtiğimiz hafta yaptığı ilk büyük mali değerlendirmede, selefi muhafazakar yönetimin fark edilmeyen önemli bir bütçe açığı bıraktığını duyurdu. Başbakan Starmer, bu açığın “miras alınan en kötü bütçe durumu” olduğunu belirtti. Açığın büyüklüğü, hükümeti yeni harcama taahhütlerinden kaçınmaya ve mevcut projeleri önceliklendirmeye itti. Sözcü, “Bu geçici duraklama, hükümetin kamu maliyesi üzerinde kapsamlı bir inceleme yapmasına ve en kritik alanlara odaklanmasına olanak tanıyacak” dedi. Ancak sözcü, sağlık, eğitim ve altyapı gibi temel kamu hizmetlerinin devam edeceğini ve bu alanlarda herhangi bir kesinti olmayacağını vurguladı.
Ekonomi çevreleri, bu hamlenin İşçi Partisi’nin seçim vaatlerini yerine getirme kabiliyetine gölge düşürebileceğini belirtiyor. Starmer, seçim kampanyasında ekonomik büyümeyi hızlandırmak ve Brexit sonrası ticaret anlaşmalarını iyileştirmek için kapsamlı reformlar vaat etmişti. Ancak Moody’s ve Fitch gibi kredi derecelendirme kuruluşları, İngiltere’nin artan borç yüküne dikkat çekerek ülkenin kredi notunu düşürebilecekleri uyarısında bulundu. Bu durum, hükümeti mali disiplin konusunda daha temkinli olmaya itiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere’nin bu mali duraklama kararı, Avrupa genelinde dikkatle izleniyor. Brexit sonrası ekonomik zorluklarla boğuşan Birleşik Krallık, diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha düşük büyüme oranları ve yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Avrupa Birliği yetkilileri, İngiltere’nin kamu maliyesindeki bu ani daralmanın, henüz tam olarak şekillenmemiş Brexit sonrası ticaret ilişkilerini de olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Almanya ve Fransa gibi ülkeler, İngiltere’deki bu istikrarsızlığın Avrupa genelinde yatırımcı güvenini sarsabileceğinden endişe ediyor.
Küresel ölçekte ise, İngiltere’nin bu hamlesi diğer gelişmiş ekonomiler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Pandemi sonrası artan kamu borçlarıyla boğuşan birçok ülke, benzer mali disiplin önlemleri almak zorunda kalabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomideki yavaşlamaya karşı ülkelerin mali politikalarını dikkatli bir şekilde yönetmeleri gerektiğini vurguluyor. İngiltere’nin bu yeni tutumu, özellikle yüksek borçlu Avrupa ülkeleri için bir referans noktası olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin bu kararı, Türkiye'nin de benzer bir ekonomik konjonktürde olduğu düşünüldüğünde önemli bir ders içeriyor. Türkiye, yüksek enflasyon ve cari açıkla mücadele ederken, kamu harcamalarını disipline etme ihtiyacı duyuyor. Starmer hükümetinin sert bütçe kısıtlamaları, Türkiye'nin özellikle seçim öncesi dönemlerde artan kamu harcamalarına karşı temkinli olması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca İngiltere ile ticari ilişkilerimiz, iki ülke arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nın gözden geçirilmesi sürecini etkileyebilir. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde mali disiplin ve reform odaklı politikalar izlemesi, hem yurtiçinde hem de uluslararası piyasalarda güven tesis edecektir.