ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Umman Dışişleri Bakanı Seyyid Badr bin Hamad el-Busaidi ile yaptığı telefon görüşmesinde İran'ın son dönemdeki saldırılarını ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığını ele aldı. Görüşmede, İran'ın bölgedeki yıkıcı faaliyetleri ve bu faaliyetlerin uluslararası deniz ticaretine etkileri değerlendirildi.
Görüşmenin Arka Planı ve Bölgesel Gerilim
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün açıklamasına göre, Rubio ve el-Busaidi, İran'ın Yemen'deki Husilere verdiği destek, Hürmüz Boğazı'nda artan deniz haydutluğu ve İsrail'e yönelik tehditler gibi konuları kapsamlı şekilde görüştü. Umman, uzun zamandır İran ile Batı arasında arabuluculuk yapan bir aktör olarak biliniyor. Bu görüşme, Washington'un Tahran'a yönelik baskıyı artırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. Son aylarda İran, bölgedeki petrol tankerlerine el koymak ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlemekle suçlanıyor. ABD, bu saldırıların uluslararası deniz ticaretini tehdit ettiğini ve küresel enerji fiyatlarını istikrarsızlaştırdığını savunuyor. Görüşmede ayrıca, İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis gruplara verdiği desteğin ele alındığı bildirildi.
Umman, stratejik konumu itibarıyla Hürmüz Boğazı'nın güney kıyısında yer alıyor ve Basra Körfezi'ndeki deniz güvenliği açısından kilit bir ülke. ABD ile Umman arasındaki askeri işbirliği, 1980'lerden bu yana çeşitli anlaşmalarla sürdürülüyor. Ancak Umman, İran ile de iyi ilişkilerini koruyarak denge politikası izliyor. Bu nedenle görüşme, Washington'un bölgedeki müttefikleriyle eşgüdümünü güçlendirme amacı taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın son dönemdeki saldırıları, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltmiş durumda. İsrail'e karşı doğrudan füze ve insansız hava aracı saldırıları, Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik eylemleri ve Irak ile Suriye'deki üsleri hedef alan roket atışları, bölgesel bir çatışma riskini artırıyor. ABD, bu saldırılara karşılık olarak İran bağlantılı hedeflere yönelik operasyonlar düzenlerken, aynı zamanda diplomatik kanalları da açık tutmaya çalışıyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorunu, küresel enerji piyasaları için hayati önem taşıyor. Herhangi bir kesinti, petrol fiyatlarında ani yükselişlere neden olabilir ve dünya ekonomisini olumsuz etkileyebilir. ABD, bu nedenle bölgedeki deniz kuvvetlerini güçlendirmiş ve müttefikleriyle ortak devriye görevleri yürütüyor. Umman'ın bu çabaya katkısı, Hürmüz'ün güvenliği açısından kritik.
Görüşmede ayrıca, İran'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilmesi sonrası ortaya çıkan belirsizlik ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması da gündeme geldi. ABD, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için diplomatik ve askeri seçenekleri masada tutuyor. Umman ise bu konuda arabuluculuk yapmaya istekli olduğunu defalarca dile getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu görüşme, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından yakından ilgilendiriyor. Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin petrol ve doğalgaz ithalatını doğrudan etkileyebilir; zira Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını bu bölgeden karşılıyor. Ayrıca, ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin İran ile olan ticari ve diplomatik ilişkilerini zora sokabilir. Türkiye, bölgede denge politikası izleyerek hem Batı ile işbirliğini sürdürmek hem de İran ile diyaloğu açık tutmak istiyor. Umman'ın arabuluculuk rolü, Türkiye için de bir fırsat olabilir; zira Ankara, benzer şekilde İran ile Batı arasında köprü olabilecek konumda. Bu tür görüşmeler, Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisindeki yerini ve enerji koridorlarının güvenliğini yakından ilgilendiriyor.