ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Perşembe günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın İran'ın saldırganlığına karşı orantısız bir askeri müdahale hazırlığında olduğunu duyurdu. Rubio, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin son açıklamalarına yanıt olarak, ‘Trump yönetimi, İran'dan gelebilecek her türlü saldırıya karşı 'baş için göz' politikası izleyecek. Yani her İran saldırısına katlanarak karşılık verilecek,’ ifadelerini kullandı. Bu sert tutum, iki ülke arasında yaklaşık beş aydır devam eden çatışmaların ortasında geldi.
Gelişmenin arka planı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, daha önce yaptığı açıklamada, İran'ın meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığına karşı misilleme yapabileceğini belirtmişti. Bu açıklama, Washington yönetiminde tansiyonu yükseltti. Rubio, Arakçi'nin sözlerini ‘provokatif ve kabul edilemez’ olarak nitelendirirken, ‘Başkan Trump, Amerikan çıkarlarını korumak için gerekli tüm adımları atmaya hazırdır,’ dedi.
Son haftalarda Basra Körfezi'nde artan gerilim, ticari gemilere yönelik saldırılar ve İran'a yakın milis grupların ABD üslerine düzenlediği roket ataklarıyla daha da tırmanmıştı. Pentagon, bölgeye ek savaş gemisi ve askeri personel gönderirken, İran ise uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Rubio'nun açıklaması, ABD'nin İran'a karşı askeri güç kullanma eşiğini düşürdüğüne yoruluyor. Analistler, ‘baş için göz’ politikasının tırmanma riskini artırdığını ve bölgesel bir savaşı tetikleyebileceğini belirtiyor. Bu durum, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefiki körfez ülkelerini endişelendiriyor. Aynı zamanda, Avrupa Birliği ve Rusya, tarafları itidal çağrısı yapmaya devam ediyor.
Petrol fiyatları, gerilimin artmasıyla birlikte yükselişe geçti. Brent petrolün varil fiyatı 85 dolar sınırına dayanırken, uzmanlar Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapanmasının küresel enerji arzını ciddi şekilde etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve ABD arasında artan gerilimden doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Ankara, hem NATO müttefiki ABD ile hem de komşusu İran ile karmaşık ilişkilere sahip. Olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin güneydoğu sınırında güvenlik risklerini artırabilir ve bölgedeki enerji hatlarını tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran ile olan ticari ilişkileri ve doğalgaz ithalatı da olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle, Ankara'nın hem diplomatik girişimlerini hızlandırması hem de askeri hazırlıklarını gözden geçirmesi bekleniyor.