ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze'ye yönelik tartışmalı planından açıkça uzaklaşarak, Trump yönetiminin bölge için hazırladığı 20 maddelik kapsamlı planda beklenen ilerlemenin kaydedilmediğini kabul etti. Temsilciler Meclisi'nde Demokrat üyelerin sert sorularıyla karşılaşan Rubio, Netanyahu'nun tek taraflı adımlarının ABD'nin bölgesel istikrar vizyonuyla örtüşmediğini ima etti.
Gelişmenin Arka Planı
Netanyahu, geçtiğimiz haftalarda Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki bazı bölgelerin boşaltılmasını ve bu alanlarda yeni bir güvenlik kemeri oluşturulmasını öngören bir planı kamuoyuna duyurmuştu. Plan, uluslararası toplumda ve özellikle ABD Kongresi'nde büyük tepki çekmişti. Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nde konuşan Rubio, "Netanyahu'nun planı bizim değil, bizim kendi planımız var. 20 maddelik Gazze planımız halen masada, ancak şu ana kadar arzu edilen ilerlemeyi sağlayamadık" ifadelerini kullandı.
Demokrat vekiller, Rubio'ya Trump yönetiminin neden Netanyahu'yu bu plandan vazgeçirmek için daha fazla baskı uygulamadığını sordu. Rubio ise yanıtında, "İsrail'in güvenlik endişelerini anlıyoruz, ancak kalıcı bir çözüm ancak iki devletli vizyonla mümkün. Netanyahu'nun tek taraflı adımları bu vizyonu zayıflatıyor" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rubio'nun bu açıklamaları, ABD yönetiminin Orta Doğu politikasında derin bir çatlağı işaret ediyor. Trump döneminde İsrail'e kayıtsız destek veren Washington, şimdi Netanyahu'nun aşırı sağcı koalisyonunun eylemlerinden rahatsızlık duyuyor. 20 maddelik plan, Gazze'nin yeniden imarı, Filistin Yönetimi'nin güçlendirilmesi ve İsrail-Filistin arasında ekonomik işbirliğini öngörüyor. Ancak Netanyahu'nun ilhak planları bu çabaları baltalıyor. Bölgede Mısır ve Ürdün'ün de benzer endişeleri dile getirdiği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin meselesinde her zaman iki devletli çözümü savunmuş ve Netanyahu'nun tek taraflı adımlarına karşı çıkmıştır. Rubio'nun Netanyahu'dan uzaklaşması, Ankara'nın uzun süredir dile getirdiği itirazların Washington'da da yankı bulduğunu gösteriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin politikası açısından olumlu bir sinyal olsa da, ABD'nin somut adımlar atıp atmayacağı belirsiz. Türkiye, bölgesel istikrar için ABD ile işbirliğini sürdürürken, Gazze'nin yeniden imarı ve Filistin devletinin kurulması yönündeki çabalarını yoğunlaştırabilir.