ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Perşembe günü Lübnan Devlet Başkanı Joseph Aoun ile yaptığı telefon görüşmesinde, Hizbullah'tan ele geçirilen yüzlerce kilogram patlayıcının iade edilmemesi yönünde çağrıda bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisinin aktardığına göre görüşme, Lübnan makamlarının Hizbullah'a ait olduğu belirtilen patlayıcı maddelere el koymasının ardından gerçekleşti. Washington, Lübnan hükümetine silahlı grupların kontrolündeki askeri malzemelerin geri verilmemesi konusunda baskı yapıyor.
Gelişmenin arka planı
Lübnan güvenlik güçleri, son dönemde ülkenin çeşitli bölgelerinde Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen silah ve mühimmat depolarına yönelik operasyonlar düzenledi. Bu operasyonlarda yüzlerce kilogram patlayıcı madde ele geçirildiği bildirildi. Ancak bu malzemelerin akıbeti, Lübnan iç siyasetinde tartışma yaratmış durumda. Hizbullah, söz konusu patlayıcıların kendi mülkiyetinde olduğunu savunarak iadesini talep ederken, ABD yönetimi bu tür malzemelerin geri verilmesinin Lübnan'ın istikrarını ve bölgesel güvenliği tehlikeye atacağını düşünüyor.
Rubio'nun Aoun ile görüşmesi, Lübnan'da yeni hükümetin göreve gelmesinin ardından ABD ile Beyrut arasındaki diyaloğun arttığı bir döneme denk geldi. Lübnan Devlet Başkanı Joseph Aoun, geçtiğimiz aylarda göreve başlamasının ardından silahlı grupların devlet otoritesi altına alınması gerektiğini vurgulamıştı. ABD'li yetkililer, Lübnan ordusunun ve güvenlik güçlerinin güçlendirilmesi ve ülke genelinde devlet kontrolünün sağlanması için Beyrut'a destek mesajları veriyor.
Hizbullah ise silahlı kanadını korumaya devam ediyor ve Lübnan siyasetinde önemli bir aktör olmayı sürdürüyor. Örgüt, İsrail'e karşı direnişin meşru müdafaa hakkı olduğunu savunuyor. Ancak ABD ve bazı Batılı ülkeler, Hizbullah'ı terör örgütü olarak kabul ediyor ve silahsızlandırılması çağrısında bulunuyor. Lübnan'da patlayıcıların iadesi konusu, devletin silahlı gruplar üzerindeki otoritesini test eden sembolik bir mesele haline gelmiş durumda.
Bölgesel veya küresel boyut
Olay, Orta Doğu'da artan gerginlik ve Lübnan'ın iç istikrarı açısından kritik bir dönemeçte yaşanıyor. İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar zaman zaman alevlenirken, ABD yönetimi bölgede İran'ın etkisini sınırlamaya çalışıyor. Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli vekil güçlerinden biri olarak görülüyor. Washington, Lübnan hükümetine verdiği desteğin, ülkenin İran etkisinden uzaklaşması ve bağımsız karar alabilmesi için olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, Rubio'nun çağrısının Lübnan'ın egemenliğini güçlendirme çabasının bir parçası olduğunu değerlendiriyor. Ancak Hizbullah'ın elindeki silahlardan vazgeçmeye pek niyetli olmadığı ve Lübnan hükümetinin bu konuda adım atmakta isteksiz davranabileceği belirtiliyor. Patlayıcıların iadesi, Hizbullah'ın askeri kapasitesini yeniden güçlendirmesine yol açabilir. Bu nedenle ABD, Lübnan makamlarını caydırmaya çalışıyor. Öte yandan, Lübnan'ın ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuştuğu bir ortamda bu tür taleplerin ne kadar karşılık bulacağı belirsizliğini koruyor.
Bölgesel aktörler de gelişmeyi yakından takip ediyor. İsrail, Hizbullah'ın silahlanmasına karşı çıkıyor ve Lübnan hükümetinin örgütü silahsızlandırmasını istiyor. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri ise Hizbullah'ın bölgedeki etkisinden rahatsız. ABD'nin bu girişimi, Lübnan'da devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve Hizbullah'ın kontrolünün kırılması yönünde bir adım olarak görülüyor. Ancak Hizbullah'ın siyasi ve askeri gücü göz önüne alındığında, bu hedefe ulaşmak kolay değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki istikrarı ve Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını kendi güvenliği açısından önemli görüyor. Ankara, Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini desteklerken, Hizbullah'ı terör örgütü olarak sınıflandırmıyor. ABD'nin baskısı, Türkiye'nin Lübnan'da artan nüfuzuyla çelişebilir. Türkiye, bölgede İran ile de rekabet halinde ve Lübnan'da Sünni ve diğer gruplarla ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Patlayıcıların iadesi konusu, Türkiye'nin bölgesel denge politikasında yeni bir sınav olabilir. Ayrıca Türkiye, Lübnan ordusuna verdiği destekle ABD ile ortak zemin bulabilir. Ancak Hizbullah'a yönelik artan baskı, Türkiye'nin İran ile ilişkilerini de etkileyebilir.