Romanya'nın başkenti Bükreş'te, 2000'li yılların başında CIA tarafından işletildiği öne sürülen gizli hapishane, 20 yılı aşkın süredir inkâr ve yanıtsız soruların gölgesinde. İnsan hakları örgütleri ve gazeteciler, tesiste El Kaide şüphelilerinin işkenceye maruz kaldığını belgelese de Romanya hükümeti bugüne dek resmi bir açıklama yapmadı. Konu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşınan davalarla uluslararası kamuoyunun gündemine yerleşti.
Gizli Tesisi Ortaya Çıkaran İtiraflar ve Belgeler
2004 yılında Romanya'nın NATO üyeliğine kabul edilmesinin hemen ardından, ülkenin CIA'e gizli gözaltı merkezi sağladığı iddiaları ortaya atıldı. 2005'te Amerikan gazetesi The Washington Post, Romanya'nın da aralarında bulunduğu sekiz ülkede CIA'in gizli hapishaneler işlettiğini yazdı. 2011'de Avrupa Konseyi'ne bağlı bir komisyon, Bükreş'teki tesiste tutulan kişilerin işkence gördüğüne dair kanıtlar sundu. Komisyon raporunda, tesiste tutulanlar arasında 11 Eylül saldırılarının planlayıcısı olduğu öne sürülen Halid Şeyh Muhammed'in de bulunduğu belirtildi.
Romanya makamları o dönemde tüm suçlamaları reddetti. Ancak 2015'te AİHM, Romanya'yı insan hakları ihlallerinden mahkûm etti. Mahkeme, Romanya'nın CIA'e ait gizli hapishaneye ev sahipliği yaptığını ve burada tutulan bir kişinin işkence gördüğünü tespit etti. Karara rağmen Romanya hükümeti tesisi hâlâ resmen kabul etmiyor. 2018'de Romanya Başsavcılığı, iddialarla ilgili soruşturmayı delil yetersizliğinden kapattı. Bu karar, mağdurlar ve avukatları tarafından tepkiyle karşılandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İnsan Hakları ve İstihbarat Savaşları
Romanya'daki gizli hapishane, ABD'nin 11 Eylül sonrası başlattığı "teröre karşı savaş" kapsamında yürüttüğü olağanüstü gözaltı ve sorgu programının bir parçası. CIA'in bu program kapsamında Polonya, Litvanya ve Afganistan gibi ülkelerde de gizli tesisler kurduğu biliniyor. Avrupa Konseyi raporları, bu tesislerde su işkencesi, uyku yoksunluğu ve dayak gibi yöntemlerin kullanıldığını ortaya koydu. ABD'nin bu uygulamaları, uluslararası hukuku ve insan hakları normlarını açıkça ihlal ettiği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Romanya'nın NATO üyesi olması, konuyu daha da karmaşık hale getiriyor. NATO müttefiki bir ülkenin topraklarında CIA'in gizli operasyon yürütmesi, ittifak içi güven ve şeffaflık ilkelerine gölge düşürdü. Olay, istihbarat paylaşımı ile insan hakları arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. Avrupa Birliği de Romanya'nın üyelik sürecinde bu tür ihlallere göz yummakla eleştirildi.
Bugün Romanya'da konu hâlâ tabu. Mağdurların açtığı davalar sonuçsuz kalırken, tesiste neler yaşandığına dair birçok soru yanıtsız. İnsan hakları savunucuları, Romanya'nın gerçekleri kabul etmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguluyor. Ancak siyasi irade eksikliği ve ABD ile ilişkileri zedeleme korkusu, konunun üstünün örtülmesine yol açıyor. 20 yıl sonra bile CIA hapishanesi, Romanya'nın karanlık bir lekesi olarak duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Romanya'daki CIA hapishanesi, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir insan hakları ve istihbarat meselesi. Türkiye, NATO içinde benzer tartışmalara sahne olmuş, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası CIA ve diğer müttefiklerle istihbarat ilişkileri sorgulanmıştı. Bu olay, müttefikler arası gizli operasyonların ittifak dayanışmasına zarar verebileceğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin kendi terörle mücadelesinde uluslararası hukuka bağlı kalma konusundaki hassasiyeti, Batı'nın çifte standardını gözler önüne seriyor. Romanya örneği, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve insan hakları sicilini savunurken elini güçlendirebilir.