ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Ro Khanna, bu hafta gerçekleşecek olan Çin-ABD zirvesi öncesinde Başkan Donald Trump'ın elinde müzakere edecek yeterli kozun bulunmadığını söyledi. Khanna'ya göre, zirve gerçek bir fırsat sunuyor; ancak Trump'ın masaya tarifelerden daha fazlasını koyması ve toplantıdan sadece fotoğraf karesiyle değil, somut sonuçlarla ayrılması gerekiyor.
Zirvenin Arka Planı ve Khanna'nın Uyarıları
Ro Khanna, California'dan seçilen Demokrat Partili bir kongre üyesi ve Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi ile Gözetim ve Reform Komitesi'nde görev yapıyor. Son dönemde ticaret ve teknoloji politikaları konusunda sık sık görüşlerini dile getiren Khanna, Trump yönetiminin Çin'e yönelik yaklaşımını eleştiriyor. Khanna'ya göre, Trump'ın Çin'e karşı elindeki tek araç tarifeler değil; ancak bu tarifeler de etkisini yitirmiş durumda. Zirve öncesi yaptığı açıklamada, "Başkan Trump'ın masaya koyacağı yeni bir strateji yok. Elinde kalan tek şey tarifeler ve bunlar da artık işe yaramıyor" ifadelerini kullandı.
Trump yönetimi, 2018'den bu yana Çin'e yönelik çeşitli tarifeler uyguluyor. Bu tarifelerin toplam değeri 350 milyar doları aşan Çin mallarını kapsıyor. Ancak Khanna, bu politikaların ABD ekonomisine zarar verdiğini ve Çin'in ekonomik büyümesini durdurmadığını savunuyor. Khanna, "Tarifeler tüketici fiyatlarını artırdı, çiftçileri olumsuz etkiledi ve Çin ile müzakerelerde elimizi zayıflattı" dedi.
Zirveden Beklentiler ve Küresel Yansımalar
Bu hafta yapılacak zirve, ABD-Çin ilişkilerinde kritik bir dönemeç olarak görülüyor. İki ülke arasındaki ticaret savaşı, küresel ekonomiyi olumsuz etkiliyor ve tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, ticaret gerilimlerinin küresel büyümeyi yavaşlattığı uyarısında bulunuyor. Zirvede ele alınması beklenen konular arasında tarifeler, fikri mülkiyet hakları, teknoloji transferi ve Kuzey Kore gibi bölgesel güvenlik meseleleri bulunuyor. Ancak Khanna, Trump'ın bu konularda somut adımlar atması için önce Kongre ile işbirliği yapması gerektiğini vurguluyor.
Khanna, "Çin ile rekabet edebilmek için sadece tarifeler değil, Ar-Ge yatırımları, eğitim ve altyapı gibi alanlarda da güçlü olmamız gerekiyor. Trump yönetimi bu konularda hiçbir plan sunmuyor" diye konuştu. Khanna ayrıca, Trump'ın zirveden eli boş dönmesi durumunda bunun ABD'nin küresel liderliğine zarar vereceğini belirtti.
Zirve öncesi Çin tarafından yapılan açıklamalarda ise, görüşmelere açık oldukları ancak ABD'nin taleplerinin makul olması gerektiği vurgulanıyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in zirvede tarifelerin kaldırılması ve teknoloji şirketlerine yönelik kısıtlamaların sona erdirilmesi çağrısında bulunması bekleniyor. Uzmanlar, Trump'ın seçim öncesi bir anlaşma sağlamak isteyebileceğini ancak Çin'in taviz vermeye pek niyetli olmadığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin ticaret savaşı ve olası bir zirve, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Türkiye, ihracatında önemli bir paya sahip olan ABD ve Çin pazarlarında yaşanacak dalgalanmalardan etkilenebilir. Küresel tedarik zincirlerindeki değişim, Türkiye'nin ara mal ve lojistik merkezi olma hedefini güçlendirebilir. Ayrıca, ABD'nin Çin'e yönelik tarifeleri, Türk ürünlerine olan talebi artırabilir. Ancak ticaret savaşının uzaması küresel büyümeyi yavaşlatarak Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Zirveden çıkacak sonuçlar, Türkiye'nin dış ticaret ve jeopolitik dengelerini yakından ilgilendiriyor.