Washington — 119. Kongre, Cumhuriyetçilerin hem Beyaz Saray hem Senato hem de Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elde ettiği 'üçlü kazanım' (trifecta) dönemi olarak muhafazakâr gündem için büyük bir fırsat olarak görülüyordu. Ancak Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın (Louisiana Cumhuriyetçisi) Meclis'i 5 Kasım ara seçimlerine kadar tatil etmesiyle, her iki kanadın da yasama faaliyetleri fiilen durdu. Görev süresi sona ermek üzere olan 'ördek oturumu' (lame-duck session) yaklaşırken, bir dizi kritik muhafazakâr öncelik henüz yasalaşmadı.
Seçim Öncesi Tıkanıklık
Temsilciler Meclisi'nin tatil kararı, Kongre takviminin seçim siyaseti tarafından nasıl şekillendiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Johnson'ın hamlesi, üyelerin seçim bölgelerine dönüp kampanya yürütmelerine olanak tanırken, yasama sürecini de dondurdu. Senato ise yargı atamaları gibi bazı konularda çalışmaya devam etse de, kapsamlı yasa tasarıları için artık çok geç.
Muhafazakâr öncelikler arasında sınır güvenliği paketi, enerji bağımsızlığı yasası, vergi reformu ve federal harcamalarda kesinti gibi başlıklar bulunuyor. Ancak bu konularda uzlaşı sağlanamadı. Cumhuriyetçilerin kendi içindeki fraksiyonlar arasındaki anlaşmazlıklar ve Demokratların kontrolündeki Senato'da yaşanan direnç, yasama sürecini yavaşlattı.
Özellikle sınır güvenliği konusunda Başkan Trump'ın sert söylemine rağmen, Kongre'den somut bir yasa çıkmadı. Enerji alanında ise Biden döneminde başlatılan bazı çevre düzenlemelerinin geri alınması hedefleniyordu, fakat yasal süreç tamamlanamadı. Vergi reformu ise ekonomik dalgalanmalar ve bütçe açığı endişeleri nedeniyle rafa kaldırıldı.
Ördek Oturumu ve Sonraki Dönem
Seçim sonrası 'ördek oturumu', genellikle görevden ayrılacak üyelerin son kez yasama faaliyetlerinde bulunduğu bir dönemdir. Bu oturumda, acil bütçe yasası veya savunma yetkilendirme yasası gibi zorunlu konular ele alınabilir. Ancak kapsamlı muhafazakâr reformlar için artık gerçekçi bir beklenti yok.
Uzmanlara göre, 2026'da yeni Kongre toplandığında Cumhuriyetçiler yine çoğunluğu korursa, muhafazakâr gündem yeniden canlanabilir. Fakat şu anki tıkanıklık, seçmen nezdinde hayal kırıklığı yaratabilir ve 2026 ara seçimlerinde sandığa yansıyabilir.
Johnson'un kararı, aslında Cumhuriyetçi tabanı konsolide etmek ve seçim öncesi tartışmalı oylamalardan kaçınmak için bir strateji olarak da yorumlanıyor. Zira göçmenlik veya bütçe gibi konularda yapılacak oylamalar, bazı ılımlı Cumhuriyetçileri zor durumda bırakabilirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Kongresi'ndeki bu yasama tıkanıklığı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bazı dosyaları da etkileyebilir. Örneğin, F-16 satışı veya terörle mücadele konularında Kongre onayı gerektiren adımlar gecikebilir. Ayrıca, ABD'nin Suriye ve Irak'taki politikalarına dair yasama desteği zayıflarsa, bölgesel dengelerde belirsizlik artar. Türkiye, Washington'daki bu geçiş döneminde diplomatik kanalları aktif tutarak, stratejik önceliklerini korumaya çalışmalı. Ekonomik açıdan ise olası bir ABD bütçe krizi veya ticaret politikası değişikliği, küresel piyasalar üzerinden Türkiye'yi dolaylı etkileyebilir.