Suudi Arabistan yetkilileri, başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen ve Husi isyancıların sorumlu tutulduğu ikinci saldırıda bir Pakistan vatandaşının hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını bildirdi. Saldırı, Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi topraklarına yönelik artan füze ve insansız hava aracı saldırıları zincirinin son halkası olarak değerlendiriliyor. Olayla ilgili resmi soruşturma sürerken, Suudi koalisyon güçleri saldırıya misilleme olarak Yemen'deki Husi mevzilerini hedef aldı.
Saldırının Arka Planı ve Ayrıntılar
Riyad Havalimanı'na yönelik ilk saldırı, geçtiğimiz haftalarda yine Husi güçleri tarafından gerçekleştirilmiş ve can kaybı yaşanmamıştı. Ancak bu ikinci saldırı, havalimanı yakınlarına isabet eden bir füze veya İHA ile gerçekleşti ve Pakistanlı bir sivilin ölümüne yol açtı. Suudi yetkililer, saldırının sivil yerleşim alanlarını hedef aldığını belirterek uluslararası toplumu Husi saldırılarına karşı daha sert önlem almaya çağırdı. Husi sözcüleri ise saldırıyı üstlenmiş olmasa da, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik hava operasyonlarına karşı meşru müdafaa hakkını kullandıklarını savunuyor.
Havalimanı yetkilileri, saldırının ardından uçuşlara kısa süreli ara verildiğini, ancak operasyonların normale döndüğünü açıkladı. Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ölen vatandaşı için taziye mesajı yayımlarken, Suudi makamlarından olayla ilgili ayrıntılı bilgi talep etti. Pakistan'ın Riyad Büyükelçiliği, yaralı vatandaşların tedavisi için hastanelerle iletişim halinde olduklarını duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'de 2015'ten bu yana süren iç savaşta Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, İran destekli Husi güçlerine karşı Yemen hükümetini destekliyor. Husi saldırıları, Suudi Arabistan'ın güney bölgeleriyle sınırlı kalmayıp başkent Riyad'a kadar uzanması, çatışmanın seyrini değiştirme potansiyeli taşıyor. Son dönemde Husi güçleri, Suudi petrol tesislerine ve askeri üslere yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış durumda. Bu saldırılar, küresel enerji piyasalarını da zaman zaman dalgalandırıyor.
Uluslararası toplum, Husi saldırılarını kınarken, Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi, taraflara itidal çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı "sivillere yönelik kabul edilemez bir eylem" olarak nitelendirdi ve Suudi Arabistan'ın güvenliğine olan bağlılığını yineledi. İngiltere ve Fransa da benzer açıklamalarla saldırıyı kınadı. Ancak bazı insan hakları örgütleri, Suudi koalisyonunun Yemen'deki hava saldırılarında sivil kayıplara yol açtığını hatırlatarak, çatışmanın her iki tarafının da sivil hedefleri vurduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, Husi saldırılarının İran'ın bölgesel nüfuzunu artırma çabasının bir parçası olduğunu ve Suudi Arabistan'ı güvenlik açısından zor durumda bırakmayı amaçladığını değerlendiriyor. Saldırıların, Suudi Arabistan'ın ekonomik dönüşüm planlarını ve yabancı yatırım çekme çabalarını da olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Özellikle Riyad'ın turizm ve iş merkezi olma hedefi, bu tür güvenlik ihlalleriyle sarsılabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Riyad Havalimanı'na yönelik saldırı, Türkiye'nin bölgedeki dengeler açısından önemli gördüğü bir gelişme. Türkiye, Yemen krizinde Suudi Arabistan'ın güvenliğini desteklerken, aynı zamanda İran ile de diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Saldırı, Körfez'de tansiyonun yükselmesi ve enerji arz güvenliği riskini artırması nedeniyle Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarlarını da etkiliyor. Ayrıca Pakistanlı bir vatandaşın hayatını kaybetmesi, Türkiye'nin yakın müttefiki Pakistan ile Suudi Arabistan arasında hassas bir denge unsuru olabilir. Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolü üstlenme potansiyeli, bu tür olaylarla daha da önem kazanıyor.