New York'un en büyük ve en tartışmalı ceza infaz kurumu olan Rikers Adası Hapishanesi, on yıllardır kapatılması için çağrılar yapılmasına rağmen hâlâ faaliyet gösteriyor. İlk kapatma talepleri 1960'lı yıllara kadar uzanıyor ve hem mahkumlar hem de infaz koruma memurları için ciddi tehlikeler barındırıyor. Son yıllarda artan şiddet olayları, ölümler ve insan hakları ihlalleri, tesisi bir kez daha gündemin merkezine taşıdı. Yetkililer kapatma planları üzerinde çalışırken, somut bir takvim henüz ortaya konmuş değil.
Rikers'ın Tarihçesi ve Kapatma Çağrıları
Rikers Adası'ndaki cezaevi, 1932 yılında açıldı ve zamanla New York şehrinin ana gözaltı merkezi haline geldi. Ada üzerinde birden fazla tesis bulunuyor ve toplamda yaklaşık 10 bin mahkum kapasitesine sahip. Ancak tesis, yıllar içinde yetersiz bakım, aşırı kalabalık ve altyapı sorunlarıyla anıldı. 1960'lardan itibaren sivil toplum kuruluşları, avukatlar ve bazı siyasetçiler, koşulların iyileştirilmesi için çağrılar yaptı. 2010'lu yıllarda ise kapatma talepleri daha güçlü bir şekilde dile getirildi. 2017 yılında New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, Rikers'ı 10 yıl içinde kapatma planını açıkladı. Ancak bu plan, finansman sorunları ve alternatif tesislerin inşasındaki gecikmeler nedeniyle sekteye uğradı. 2019'da New York Şehir Konseyi, Rikers'ın 2027 yılına kadar kapatılmasını öngören bir yasa tasarısını kabul etti. Ne var ki pandemi ve bütçe kısıtlamaları, süreci yavaşlattı. Son raporlar, kapatma takviminin belirsizliğini koruduğunu gösteriyor.
Şiddet ve Kötü Koşullar: Acil Müdahale Gerekiyor
Rikers Adası, son yıllarda artan şiddet olaylarıyla gündeme geliyor. 2023 yılında tesiste en az 19 mahkum hayatını kaybetti; bu, son on yılın en yüksek ölüm sayısı. Ayrıca infaz memurlarına yönelik saldırılar ve mahkumlar arasındaki çatışmalar da raporlanıyor. Tesisin fiziki koşulları da oldukça kötü: sıhhi tesisat sorunları, havalandırma eksikliği ve aşırı kalabalık, hem mahkumların hem de personelin sağlığını tehdit ediyor. Federal savcılar, 2021 yılında Rikers'ın anayasal hakları ihlal ettiğini tespit ederek şehir yönetimine reform çağrısında bulundu. İnsan hakları örgütleri, acil eylem planı talep ediyor. New York Valisi Kathy Hochul, 2022'de tesiste olağanüstü hal ilan etmeyi düşündü ancak daha sonra reform paketi açıkladı. Yine de koşullar hızla düzelmiyor.
Kapatma Planları ve Alternatif Çözümler
New York şehri, Rikers'ı kapatmak için dört ilçede daha küçük ölçekli cezaevleri inşa etmeyi planlıyor. Bu tesislerin 2027'ye kadar tamamlanması öngörülüyor ancak inşaat maliyetleri ve yerel muhalefet nedeniyle gecikmeler yaşanıyor. Ayrıca, tutuklu sayısının azaltılması için adli reformlar da gündemde. Ancak kamu güvenliği endişeleri ve siyasi tartışmalar, ilerlemeyi zorlaştırıyor. Kapatma sürecinin uzaması, hem mahkumların hem de çalışanların güvenliğini riske atıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rikers Adası'ndaki koşullar, ABD'nin ceza adaleti sistemi ve insan hakları sicili açısından uluslararası alanda sorgulanmasına yol açıyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde zaman zaman insan hakları ve yargı bağımsızlığı konularını gündeme getiriyor. Bu haber, Batılı ülkelerin kendi iç sorunlarına dikkat çekerek, Türkiye'nin eleştirel tutumunu destekler nitelikte. Ayrıca, cezaevi reformu ve insan hakları standartları konusunda küresel bir örnek teşkil etmesi bakımından, Türkiye'nin kendi reform süreçlerine ışık tutabilir. Ancak doğrudan bir dış politika yansıması beklenmiyor.