ABD Dışişleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın talimatıyla, küresel aşı programlarına ayrılan 600 milyon dolarlık ABD dış yardımı askıya alındı. Karar, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Gavi Aşı İttifakı tarafından yürütülen programları doğrudan etkiliyor. Kennedy'nin uzun süredir aşı karşıtı görüşleriyle bilinmesi, bu hamlenin ideolojik temelli olduğu yorumlarına yol açtı. ABD yönetimi, fonların yeniden değerlendirilene kadar dondurulduğunu açıkladı.
Gelişmenin Arka Planı
Kennedy, göreve gelir gelmez ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve Sağlık Bakanlığı'na bağlı fonları incelemeye aldı. Gavi'ye yapılan yıllık 300 milyon dolarlık katkı ve DSÖ'nün genişletilmiş bağışıklama programına aktarılan 200 milyon dolar, doğrudan durdurulan kalemler arasında. Ayrıca, çocuk felciyle mücadele için ayrılan 100 milyon dolar da bloke edildi.
Kennedy, kararını 'mali şeffaflık ve hesap verebilirlik' gerekçesine dayandırsa da, geçmişte aşıların otizme yol açtığı iddiasını savunan isimlerden biri olması dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu fon kesintisinin özellikle Afrika ve Güney Asya'da kızamık, çocuk felci ve HPV gibi hastalıklarla mücadeleyi sekteye uğratacağını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fonların dondurulması, küresel sağlık diplomasisinde bir kırılma yarattı. ABD, Gavi ve DSÖ'nün en büyük bağışçısı konumunda. Avrupa Birliği ve diğer G7 ülkeleri, bu kararın 'küresel sağlık güvenliğine zarar verdiğini' ifade ederek Washington'u uyardı. Çin ve Rusya'nın ise bu boşluğu doldurma çabası içinde olduğu biliniyor. Özellikle Afrika'da aşı tedarik zincirinde aksamalar yaşanması, salgın hastalık riskini artırıyor. Gavi, mevcut rezervlerle altı ay daha idare edebileceğini, ancak uzun vadede alternatif finansman kaynaklarına ihtiyaç duyacağını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel aşı tedarikinde doğrudan bu fonlara bağımlı olmasa da, bölgesel sağlık krizlerinden etkilenme potansiyeli taşıyor. Suriye ve Irak'taki mülteci kamplarında DSÖ destekli aşılama programları yürütülüyor; fon kesintisi bu bölgelerde salgın riskini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi aşı üretim kapasitesini geliştirme çabaları (TURKOVAC gibi) göz önüne alındığında, ABD'nin bu adımı küresel aşı milliyetçiliğini derinleştirerek Türkiye için yeni iş birliği fırsatları yaratabilir. Öte yandan, Ankara'nın DSÖ ve Gavi ile mevcut ortaklıkları, bu tür ani fon kesintilerine karşı kırılganlığı artırıyor.