ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Toxicology Reports dergisinin editörüne gönderdiği 11 Haziran 2026 tarihli bir mektupla, derginin ani bebek ölümü sendromu (SIDS) ile aşılar arasında bağlantı kuran bir araştırmayı neden yayından kaldırdığını sordu. Kennedy, çocukluk çağı aşı takviminde yapmayı planladığı değişikliklerin dayanağı olarak bu çalışmayı göstermişti.
Gelişmenin arka planı
Kennedy, söz konusu çalışmanın 'toplumsal yarar sağlayan bilimsel bir analiz' olduğunu savunurken, derginin bu kararının aşı karşıtı hareketi susturmaya yönelik bir sansür girişimi olarak yorumlanmasına neden olabileceğini belirtti. Mektubunda, derginin çalışmayı kaldırma gerekçesini ve bu süreçte izlenen prosedürleri ayrıntılı olarak açıklamasını talep etti.
Ani bebek ölümü sendromu ile aşılar arasındaki olası ilişkiyi inceleyen bu tür çalışmalar, bilim camiasında uzun süredir tartışmalıdır. Çoğu epidemiyolojik araştırma, rutin çocukluk çağı aşıları ile SIDS arasında nedensel bir bağ bulamazken, bazı küçük ölçekli çalışmalar farklı sonuçlar ortaya koyabilmektedir. Kennedy'nin referans gösterdiği makale, yayımlandıktan kısa süre sonra metodolojik sorunlar nedeniyle eleştirilmişti.
Bölgesel veya küresel boyut
Kennedy'nin bu hamlesi, ABD'de aşı politikalarının giderek daha fazla siyasallaştığı bir döneme denk geliyor. Bağımsız aday olarak girdiği 2024 başkanlık seçimlerinden sonra Sağlık Bakanlığı görevine getirilen Kennedy, uzun süredir aşı karşıtı söylemleriyle tanınıyor. Göreve başlamasının ardından çocukluk çağı aşı takviminde kapsamlı değişiklikler yapma niyetini açıklamıştı.
Dünya Sağlık Örgütü ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) gibi kuruluşlar, aşıların güvenliğine ilişkin kapsamlı kanıtlar sunarken, Kennedy gibi isimlerin bilimsel dergilere baskı yapmaya çalışması, bilimsel sürecin bağımsızlığı konusunda endişelere yol açıyor. Öte yandan, bazı muhafazakar çevreler Kennedy'nin şeffaflık talebini destekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de aşı karşıtlığı zaman zaman gündeme gelmekle birlikte, bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmemektedir. Ancak ABD gibi küresel bir aktörün sağlık politikalarındaki bu tür tartışmalar, özellikle aşı güvenliği konusundaki kamuoyu algısını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü'nün aşılama programlarına uyum konusunda hassas olup, benzer tartışmaların ülke içinde yankı bulması durumunda halk sağlığı politikaları üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Ancak mevcut durumda, bu haber Türkiye açısından doğrudan bir dış politika veya güvenlik sorunu teşkil etmemektedir.