Yeni yayımlanan bir kamuoyu yoklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın kırsal bölgelerdeki popülaritesinde keskin bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Ankete katılanların yalnızca yüzde 40’ı Trump’ın performansını onaylarken, bu oran geçen yılın aynı döneminde yüzde 54 seviyesindeydi. Kırsal seçmenler özellikle benzin fiyatlarındaki artış ve ekonominin kötü yönetildiği endişesini dile getirdi. Trump’ın 2020 seçimlerinde büyük bir farkla kazandığı bu bölgelerdeki erime, başkanın yeniden seçilme şansı açısından kritik bir uyarı işareti olarak yorumlanıyor.
Ekonomi endişesi ve benzin fiyatları belirleyici oldu
Anket, kırsal kesimde yaşayanların yüzde 45’inin ülkenin yanlış yönde gittiğini düşündüğünü gösteriyor. Katılımcıların en büyük şikayeti, son aylarda hızla yükselen benzin fiyatları oldu. ABD genelinde galon başına ortalama fiyat 3,50 doları aşarken, kırsal bölgelerde bu etki daha da derin hissediliyor. Tarım sektöründe faaliyet gösteren çiftçiler, artan maliyetlerin kârlılıklarını vurduğunu belirtiyor. Ekonomik belirsizlik, faiz oranları ve enflasyonun yanı sıra Trump’ın Çin ile ticaret savaşını yeniden alevlendirme tehdidi de kaygıları artırıyor.
Destek kaybı sadece Cumhuriyetçi seçmenlerle sınırlı değil. Bağımsız seçmenler arasında Trump’a olan güven yüzde 22’ye gerilemiş durumda. 2016 ve 2020’de Trump’a oy veren bazı kırsal seçmenler, bu kez adayı değiştirme eğiliminde olduklarını ifade ediyor. Özellikle Ortabatı eyaletlerinde, madencilik ve imalat sektörlerinde çalışan işçilerin ücret artışlarını yetersiz bulduğu görülüyor.
Küresel ve bölgesel boyut: ABD siyasetinde kırılma anı
Kırsal Amerika’nın Trump’a sırtını dönmesi, birçok analist tarafından 2024 başkanlık seçimleri öncesinde belirleyici bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Trump, 2020’de kırsal bölgelerde oylarının yüzde 65’ini almıştı. Bu desteğin yüzde 40’a gerilemesi, sadece Trump için değil, Cumhuriyetçi Parti’nin genel stratejisi için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Kırsal bölgeler, Cumhuriyetçilerin seçim kazanmak için dayandığı en önemli demografik bloklardan biri.
Bu eğilim aynı zamanda küresel piyasalarda da yankı buluyor. Trump’ın zayıflayan siyasi pozisyonu, ticaret politikalarında daha öngörülemez bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, Trump’ın seçim kaygısıyla ticaret ortaklarına karşı daha agresif söylemler kullanabileceğini, özellikle Çin ve AB’ye yeni gümrük vergileri getirebileceğini öne sürüyor. Bu durum uluslararası tedarik zincirlerini ve küresel büyümeyi olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın kırsal Amerika’daki popülaritesini kaybetmesi, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Trump yönetiminin yeniden seçilme şansının azalması, Ankara’nın Washington’la ilişkilerini çeşitlendirme çabalarını hızlandırabilir. Özellikle savunma sanayii ve S-400 krizi gibi konularda, olası bir Demokrat başkanlığında Türkiye’ye yönelik tutumun daha öngörülebilir ancak daha talepkâr olabileceği değerlendiriliyor. Ayrıca Trump’ın ekonomi odaklı söylemlerinin zayıflaması, küresel ticaret savaşlarının hafiflemesine yol açarak Türkiye’nin ihracat pazarlarını olumlu etkileyebilir. Ancak kesin bir çıkarım için seçim sonuçlarını beklemek gerekiyor.