Haziran 2024'te Batı ve Orta Avrupa'yı vuran rekor sıcaklıklar, bilim insanlarının hızlı analizlerine göre iklim değişikliği olmasaydı neredeyse imkansızdı. Carbon Brief'in derlediği medya tepkilerine göre, sera gazı emisyonlarının bu aşırı hava olayını en az 100 kat daha olası hale getirdiği belirtiliyor. Fransa, Almanya, Polonya ve Çekya başta olmak üzere birçok ülkede Haziran ayı sıcaklık rekorları kırılırken, termometreler 40 santigrat dereceye yaklaştı. Uzmanlar, bu tür sıcak hava dalgalarının iklim kriziyle birlikte daha sık ve şiddetli hale geldiği konusunda uyarıyor.
Bilimsel analiz: İklim değişikliği olmasaydı bu sıcaklıklar görülmezdi
World Weather Attribution (WWA) grubunun yaptığı hızlı analiz, Haziran ayındaki sıcak hava dalgasının iklim değişikliği nedeniyle 2,5 ila 4 santigrat derece daha sıcak olduğunu ortaya koydu. Analizde, fosil yakıtlar, ormansızlaşma ve tarımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının bu tür aşırı sıcaklıkları 100 kata kadar daha olası hale getirdiği vurgulandı. İklim bilimci Dr. Friederike Otto, “Bu sıcaklıklar artık yeni normal. Emisyonları kesmediğimiz sürece her yaz bu tür rekorları görmeyi bekleyebiliriz” dedi. Çalışma, iklim değişikliğinin sıcak hava dalgaları üzerindeki etkisini nicelendirmek için gözlemsel veriler ve iklim modellerini kullandı. Özellikle Fransa'da 40 dereceyi aşan sıcaklıklar, birçok bölgede su kıtlığı ve tarımsal kayıplara yol açtı.
Avrupa genelinde etkiler ve gelecek projeksiyonları
Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) verilerine göre, kıta son 30 yılda iklim kaynaklı aşırı hava olaylarının sıklığında belirgin bir artış yaşıyor. Haziran 2024 sıcak hava dalgası, 2023 yazında yaşanan rekor sıcaklıkların ardından geldi ve bilim insanları, bu trendin devam edeceğini belirtiyor. Küresel ortalama sıcaklıklar sanayi öncesi seviyelere göre 1,2 santigrat derece arttı ve her 0,1 derecelik artış, aşırı hava olaylarının şiddetini artırıyor. Avrupa Komisyonu'nun iklim değişikliğine uyum stratejisi, şehirlerin yeşil altyapıya yatırım yapması ve erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Uzun vadeli projeksiyonlar, emisyonlar azaltılmazsa, 2050 yılına kadar Avrupa'da her yazın 2024 Haziran'ı gibi geçebileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için de kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Akdeniz Havzası'nda yer alan Türkiye, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerden biri olarak gösteriliyor. 2024 Haziran'ında Avrupa'da yaşanan rekor sıcaklıklar, Türkiye'de de benzer sıcak hava dalgalarının ve kuraklığın habercisi olabilir. Tarım sektörü, su kaynakları ve enerji talebi açısından önemli riskler oluşturan bu durum, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum politikalarını hızlandırmasını gerektiriyor. Ayrıca, AB'nin iklim hedefleri doğrultusunda hayata geçireceği Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi mekanizmalar, Türkiye'nin ihracatını etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye'nin emisyon azaltımı ve yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik vermesi, hem iklim krizine karşı direnci artıracak hem de ekonomik rekabet gücünü koruyacaktır.