İngiltere'de Nigel Farage'ın liderliğindeki Reform UK partisi, Fransa'nın aşırı sağcı Ulusal Birlik (Rassemblement National - RN) partisi ile göçmenleri Fransa'ya geri göndermeyi öngören anlaşmanın RN Başkanı Jordan Bardella tarafından onaylandığını açıkladı. Manş Denizi üzerinden düzensiz göçü durdurmayı hedefleyen mutabakat, Fransa'da siyasi tartışmalara yol açtı. Eleştirmenler, anlaşmanın Fransa'nın "çıkarlarına ve egemenliğine" aykırı olduğunu savunuyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Taraflar
Reform UK, 2024 genel seçimlerinin ardından göçmen meselesini ana gündem maddesi haline getiren partilerden biri. Parti lideri Nigel Farage, uzun süredir Manş Denizi'ni geçmeye çalışan göçmenlerin Fransa'ya iade edilmesi gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda Fransa'nın aşırı sağcı Ulusal Birlik partisi ile yürütülen görüşmeler sonucunda bir anlaşma metni üzerinde uzlaşıldığı iddia edildi.
Ulusal Birlik partisi, Fransa'da Marine Le Pen'in 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kalmasıyla siyasi ağırlığını artırmış, 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ise birinci parti olmuştu. Partinin genç ve karizmatik ismi Jordan Bardella, RN'nin fiili lideri konumunda. Ancak Bardella'nın söz konusu anlaşmayı onayladığına dair resmi bir açıklama henüz gelmedi. Reform UK, anlaşmanın "parti başkanı tarafından onaylandığını" öne sürerek tartışmanın odağını Fransa iç siyasetine çekti.
Fransa'da Yükselen Tepkiler ve Egemenlik Tartışması
Anlaşma haberi, Fransa'da özellikle sol ve merkez partilerden sert eleştiriler aldı. Fransız yetkililer, böyle bir mutabakatın iki ülke arasındaki resmi kanallardan yürütülmesi gerektiğini, aşırı sağ partiler arasında yapılan bir anlaşmanın hukuki bir bağlayıcılığı olmadığını vurguluyor. Eleştirmenler, RN'nin Fransa'nın göç politikalarını şekillendirmede yeterince yetkin olmadığını ve anlaşmanın Fransa'nın egemenlik haklarını zayıflatacağını belirtiyor.
Öte yandan, anlaşmanın İngiltere cephesinde de tartışmalara yol açması bekleniyor. Reform UK, iktidardaki İşçi Partisi hükümetine baskı yaparak benzer bir anlaşmayı resmi düzeyde hayata geçirmeye çağırabilir. Ancak İngiliz hükümeti, göçmen iade anlaşmalarının ancak karşılıklı resmi müzakerelerle ve uluslararası hukuka uygun şekilde yapılabileceğini savunuyor. Fransa ile İngiltere arasında 2023'te imzalanan ve Manş Denizi'ndeki göçmen geçişlerini engellemeyi amaçlayan anlaşma halihazırda yürürlükte. Bu anlaşma kapsamında İngiltere, Fransa'ya sınır güvenliği için milyonlarca sterlin ödeme yapıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa'da göçmen karşıtı söylemlerin yükselişi, ana akım partileri de sert önlemler almaya itiyor. Reform UK ve RN gibi partiler, göçmenleri geri gönderme konusunda işbirliği yaparak uluslararası alanda ortak bir cephe oluşturma çabasında. Bu tür ikili anlaşmalar, AB'nin ortak göç politikasına alternatif arayışların bir parçası olarak görülüyor. Avrupa Birliği, üye ülkelerin üçüncü ülkelerle yaptığı ikili geri kabul anlaşmalarını desteklemekle birlikte, bu anlaşmaların AB hukukuna uygun olması gerektiğini hatırlatıyor.
İngiltere'nin Brexit sonrası dönemde göçmen politikalarını sıkılaştırması ve Ruanda planı gibi tartışmalı uygulamalara yönelmesi, Avrupa genelinde benzer adımları teşvik edebilir. Fransa'da RN'nin yükselişi, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde göçmen meselesini daha da merkeze taşıyacak gibi görünüyor. Reform UK'nin bu hamlesi, hem İngiltere'de hem de Fransa'da aşırı sağın göç konusundaki işbirliğini derinleştirme potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Reform UK ile Fransa'daki Ulusal Birlik arasındaki göçmen anlaşması, Avrupa'da göçmen karşıtı politikaların kurumsallaşma eğilimini gösteriyor. Türkiye, Avrupa'ya yönelen düzensiz göçün önemli bir transit ülkesi konumunda. Avrupa ülkelerinin ikili anlaşmalarla göçmenleri geri gönderme çabaları, Türkiye'nin 2016'da AB ile imzaladığı Geri Kabul Anlaşması'nı ve göç yönetimi politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Avrupa'da aşırı sağın yükselişi ve göçmen karşıtı söylemlerin ana akımlaşması, Türkiye'nin AB ile yürüttüğü vize serbestisi diyaloğu ve göç mutabakatı gibi konularda yeni zorluklar yaratabilir. Türkiye, göç yükünün adil paylaşımı konusunda Avrupa'dan daha fazla destek talep etmeye devam edecektir.