ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi'nin önde gelen Demokrat üyelerinden Senatör Jack Reed (Rhode Island), Başkan Donald Trump'ın İran'daki savaşı sona erdirme potansiyeli taşıyan anlaşma girişimini sert sözlerle eleştirdi. Reed, anlaşmayı, ABD'nin savaş nedeniyle uzun süredir devam eden ekonomik sıkıntılarının ortasında Trump'ın kendisine verdiği pahalı bir 'doğum günü hediyesi' olarak nitelendirdi. “100 gündür sürekli duyuyoruz: anlaşma olacak, anlaşma olacak,” diyen Reed, bu vaatlerin gerçekleşmediğini ve halkın beklentilerinin boşa çıktığını vurguladı.
Anlaşmanın arka planı ve Reed'in eleştirileri
Reed, savaşın başlangıcından bu yana geçen 100 günlük süreçte, Trump yönetiminin sürekli olarak yakın zamanda bir anlaşmaya varılacağı sinyalini verdiğini ancak somut adımlar atılmadığını belirtti. Senatör, “Her hafta yeni bir tarih veriliyor ama hiçbiri tutmuyor. Bu, ciddi bir müzakerenin değil, bir oyalama taktiğinin göstergesi,” ifadelerini kullandı. Reed, olası anlaşmanın içeriğine dair ayrıntılı bilgi vermemekle birlikte, Trump'ın doğum günü vesilesiyle anlaşmayı duyurma niyetinin, konunun ciddiyetini hafife aldığını savundu. Ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde, böyle bir anlaşmanın maliyetinin Amerikan vergi mükelleflerine ağır yükler getireceğini iddia etti.
Reed, anlaşmanın muhtemel askeri ve ekonomik sonuçlarına da dikkat çekti. Savaşın halihazırda ABD bütçesinde büyük bir delik açtığını belirten senatör, yeni bir anlaşmanın bu yükü daha da artırabileceğini söyledi. “Barış her zaman iyidir, ancak bu barışın bedeli ne olacak?” diye soran Reed, anlaşmanın İran'a verilecek tavizlerle mi yoksa ABD'nin askeri varlığını azaltmasıyla mı sağlanacağının belirsiz olduğunu ifade etti. Ayrıca, anlaşmanın İran'ın bölgedeki nüfuzunu artırabileceği ve ABD'nin müttefikleri olan Suudi Arabistan ve İsrail'in güvenlik endişelerini derinleştirebileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump yönetiminin İran politikası, göreve başladığı günden bu yana tartışmalı bir konu olmuştur. Başkan Trump, 2018'de Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilmiş ve İran'a karşı maksimum baskı politikası uygulamıştır. Ancak son aylarda tırmanan çatışmalar, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmiştir. Uzmanlar, olası bir anlaşmanın İran'ın nükleer programını sınırlamasının yanı sıra, bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetleri de kapsaması gerektiğini belirtmektedir. Reed'in eleştirileri, Demokratların Trump'ın dış politikasına yönelik genel memnuniyetsizliğini yansıtmaktadır. Özellikle, anlaşmanın Kongre onayı olmadan yapılması durumunda yasal sorunlar doğabileceği ifade edilmektedir.
Küresel düzeyde, ABD-İran çatışması petrol fiyatlarını etkilemekte ve Orta Doğu'da istikrarsızlığı körüklemektedir. Olası bir anlaşma, bölgede rahatlama sağlasa da, taraflar arasındaki güvensizlik nedeniyle uygulanması zor görünmektedir. Ayrıca, Rusya ve Çin'in İran'la yakın ilişkileri, uluslararası dengeleri daha da karmaşık hale getirmektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki olası bir anlaşma, Türkiye'nin güvenlik ve enerji çıkarları açısından kritik önem taşımaktadır. Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bölgedeki istikrarı doğrudan hissetmektedir. Savaşın sona ermesi, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve sınır güvenliği risklerini azaltabilir. Ancak anlaşmanın içeriği, İran'ın milis güçleri üzerindeki etkisini kapsamazsa, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik endişeleri devam edebilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını hafifletmesi, Türk şirketlerinin İran'la ticaretini kolaylaştırabilir. Bu nedenle, anlaşmanın şartları Türkiye tarafından yakından izlenmelidir.