Avustralya Merkez Bankası (RBA), agresif faiz artırımlarının işgücü piyasasını beklenenden daha az etkileyeceğini öngörüyor. RBA Başkan Yardımcısı Andrew Hauser, enflasyon ve istihdam arasındaki Phillips Eğrisi ilişkisine atıfta bulunarak, bankanın hızlı faiz artışlarının işsizlik oranını çok yükseltmeden enflasyonu kontrol altına alacağını belirtti. Hauser, Sidney'deki bir ekonomik forumda yaptığı konuşmada, “Phillips Eğrisi hâlâ canlı ve işliyor” dedi. RBA, Mayıs 2022'den bu yana politika faizini yüzde 0,1'den yüzde 4,35'e yükseltti. Bu sert artışlara rağmen işsizlik oranı yüzde 4,0 gibi düşük bir seviyede kalmaya devam ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Phillips Eğrisi, enflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü bir ilişki olduğunu varsayan bir ekonomik teoridir. Geleneksel olarak, düşük işsizlik ücretleri ve fiyatları yukarı çekerek enflasyonu artırır. Ancak son yıllarda bu ilişkinin zayıfladığına dair tartışmalar yaşanıyor. RBA, kendi verilerine dayanarak Avustralya'da Phillips Eğrisi’nin hâlâ geçerli olduğunu savunuyor.
Hauser, konuşmasında “Enflasyonu düşürmek için işsizliğin yükselmesine ihtiyaç duymayabileceğimiz bir senaryo var” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte, bazı ekonomistler RBA’nın bu kadar iyimser olmaması gerektiğini, çünkü faiz artışlarının etkisinin gecikmeli olarak ortaya çıktığını belirtiyor. Avustralya'da konut fiyatlarındaki düşüş ve tüketici harcamalarındaki yavaşlama, ekonominin soğumaya başladığının işaretleri arasında.
Bölgesel ve Küresel Boyut
RBA’nın bu yaklaşımı, diğer merkez bankalarının da dikkatle izlediği bir deney niteliğinde. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB), enflasyonla mücadelede daha geleneksel bir yol izleyerek faizleri yükseltirken işsizlikteki artışı kabullenmek zorunda kaldı. Avustralya’nın Phillips Eğrisi’ne olan güveni, diğer ülkelerde de benzer politikaların uygulanmasına yol açabilir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde işsizlik oranları daha kırılgan olduğu için bu model daha da önem kazanıyor.
Küresel ölçekte enflasyonun düşüş trendine girmesiyle birlikte merkez bankaları faiz indirimlerinin zamanlamasını tartışıyor. RBA’nın işsizliği artırmadan enflasyonu düşürebilmesi, “yumuşak iniş” olarak adlandırılan senaryonun mümkün olduğunu gösterebilir. Ancak uzmanlar, bu politikanın başarısı için ücret artışlarının kontrol altında tutulması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de yüksek enflasyon ve işsizlik ikilemiyle karşı karşıya. Avustralya Merkez Bankası’nın Phillips Eğrisi’ne olan güveni, Türkiye için de ilham verici olabilir. Ancak Türkiye’deki yapısal sorunlar (düşük tasarruf oranı, cari açık, döviz bağımlılığı) bu modelin doğrudan uygulanmasını zorlaştırıyor. TCMB’nin faiz politikaları, enflasyonu düşürme hedefiyle şekillenirken, işsizlikteki artış endişesi de göz önünde bulunduruluyor. RBA’nın deneyimi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için enflasyonla mücadelede işsizliği de koruyacak alternatif stratejilerin mümkün olduğuna dair umut veriyor.