Eski Chicago Belediye Başkanı ve 2028 yılında Demokrat Parti’den başkanlık için potansiyel aday olarak gösterilen Rahm Emanuel, Çarşamba günü Tel Aviv Üniversitesi’nde yaptığı konuşmayla ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması çağrısında bulundu. Emanuel’in konuşması, İsrail basınında bir “gök gürültüsü” ve “Demokrat Parti’nin bu konuda ne kadar yol kat ettiğinin bir göstergesi” olarak nitelendirildi. Emanuel, “Çok uzun süredir Amerikan siyaseti İsrail’e koşulsuz destek vermeyi sürdürüyor. Bu artık değişmeli. İsrail’in güvenliğini desteklerken, Filistinlilerin de meşru haklarını tanımalıyız” dedi. Konuşmanın ardından İsrail’deki siyasi çevreler, Emanuel’in bu çıkışının 2028 seçimleri öncesinde Demokratların Orta Doğu politikasında bir dönüşüme işaret ettiğini yorumladı.
Gelişmenin Arka Planı: Emanuel’in İsrail Politikasındaki Rolü
Rahm Emanuel, ABD siyasetinde İsrail’e en yakın isimlerden biri olarak bilinir. Babası İsrailli bir doktor olan Emanuel, 1990’larda Başkan Bill Clinton’ın danışmanı olarak görev yapmış ve İsrail-Filistin barış sürecinde aktif rol almıştı. Daha sonra Chicago Belediye Başkanı olarak görev yapan Emanuel, 2021’de ABD’nin Japonya Büyükelçisi olarak atanmıştı. Ancak son konuşması, onun İsrail’e yönelik geleneksel Amerikan desteğini sorgulayan bir çizgiye kaydığını gösteriyor. Emanuel, konuşmasında “İsrail’in güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Ancak bu güvenlik, Filistinlilerin özgürlük ve onur hakkını inkar ederek sağlanamaz” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, Emanuel’in bu çıkışını 2028 başkanlık yarışı öncesinde partinin sol kanadına ve genç seçmenlere mesaj verme girişimi olarak yorumluyor. Zira son yıllarda Amerikan kamuoyunda, özellikle Demokrat seçmenler arasında, İsrail’e yönelik eleştiriler artmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Demokrat Parti’nin Dönüşümü
Emanuel’in konuşması, ABD’deki İsrail yanlısı lobilerin (AIPAC gibi) etkisinin gidelenmeye başladığı bir döneme denk geldi. 2023’teki Gazze savaşı sonrası Başkan Joe Biden’ın İsrail’e verdiği destek, partinin genç ve ilerici kanadında büyük tepki çekmişti. Emanuel, bu tepkileri dikkate alarak “İsrail’e destek vermek, onun her eylemini onaylamak anlamına gelmez” dedi. Bu mesaj, Cumhuriyetçiler tarafından “Demokrat Parti’nin İsrail’den uzaklaşması” şeklinde yorumlanırken, İsrail’deki sağcı hükümet ise endişeli. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, “ABD’deki dostlarımızın İsrail’in güvenliğini sorgulaması, teröre cesaret verir” denildi. Öte yandan, Filistin yönetimi konuşmayı olumlu karşılarken, Hamas’tan henüz bir açıklama gelmedi. Emanuel’in çıkışı, 2028 seçimleri öncesinde Demokratların Orta Doğu politikasında nasıl bir rota izleyeceğine dair önemli bir ipucu veriyor. Eğer Emanuel aday olursa, partinin geleneksel dış politika kanadı ile ilerici kanat arasındaki gerilim daha da belirginleşecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde dolaylı da olsa bir etki yaratabilir. Türkiye, İsrail-Filistin sorununda iki devletli çözümü savunan ve Filistinlilerin haklarını önceleyen bir pozisyona sahip. Emanuel’in ABD’nin İsrail politikasını sorgulaması, Türkiye’nin uzun süredir dile getirdiği eleştirilerin ABD ana akım siyasetinde daha fazla yankı bulması anlamına gelebilir. Ancak Emanuel’in bu çıkışı, henüz resmi bir politika değişikliği anlamına gelmiyor. Türk dış politikası, ABD seçimlerini ve özellikle Demokrat Parti’nin iç tartışmalarını yakından izlemeli; zira 2028 sonrası ABD yönetimi, Orta Doğu’da Türkiye’nin çıkarlarını etkileyecek yeni açılımlar yapabilir.