Eski Chicago Belediye Başkanı ve 2028 yılında Demokrat Parti'den başkanlığa aday olması beklenen isimlerden Rahm Emanuel, Çarşamba günü Tel Aviv Üniversitesi'nde yaptığı konuşmayla İsrail-Amerika ilişkilerinde yeni bir dönemin sinyallerini verdi. Konuşma, İsrail medyasında “gök gürültüsü” ve “partinin bu konuda ne kadar yol kat ettiğinin göstergesi” olarak nitelendirildi. Emanuel, konuşmasında “ABD-İsrail ilişkileri çok uzun süredir tek taraflı bir dayanışma üzerine kuruldu. Artık karşılıklı sorumlulukların konuşulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Emanuel'in mesajı ve Demokrat Parti'deki dönüşüm
Rahm Emanuel, Tel Aviv Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, ABD'nin İsrail'e yönelik geleneksel koşulsuz desteğini sorguladı. “Amerikan vergi mükellefleri, İsrail'in güvenliğine her yıl milyarlarca dolar aktarıyor. Ancak bu desteğin karşılığında İsrail'in iki devletli çözüm konusunda somut adımlar atmasını beklemek hakkımızdır” dedi. Emanuel, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarını eleştirirken, “Yerleşimler, sadece Filistinlilerin değil, İsrail'in uzun vadeli güvenliğinin de önündeki en büyük engeldir” şeklinde konuştu.
Emanuel'in bu çıkışı, Demokrat Parti içinde İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığı bir döneme denk geldi. Özellikle genç ve ilerici kanat, Başkan Joe Biden'ın İsrail yanlısı politikalarını sert bir dille eleştiriyor. Emanuel, bu kesime mesaj verirken bir yandan da parti içindeki dengeyi korumaya çalıştı. Konuşmasında “İsrail'in varlık hakkı tartışılmaz. Ancak bu, İsrail hükümetinin her politikasını onaylamamız gerektiği anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.
Emanuel, 2009-2010 yıllarında Başkan Barack Obama'nın Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak görev yapmış, daha sonra 2011-2019 arasında Chicago Belediye Başkanlığı yapmıştı. İsrail doğumlu bir ailenin çocuğu olan Emanuel, Demokrat Parti'nin İsrail konusunda en deneyimli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. 2028 başkanlık yarışı için şimdiden adı geçen Emanuel'in bu konuşması, parti içindeki konumunu güçlendirme amacı taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Emanuel'in konuşması, sadece ABD iç siyaseti açısından değil, Orta Doğu dengeleri açısından da önemli yankılar uyandırdı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti, son dönemde yargı reformu ve yerleşim politikaları nedeniyle uluslararası kamuoyunda yoğun eleştiri alıyor. Emanuel'in konuşması, ABD'nin İsrail'e yönelik politikasında bir değişimin işareti olarak yorumlandı.
Konuşma, aynı zamanda ABD'nin İran nükleer anlaşması ve Suudi Arabistan ile normalleşme süreci gibi konulardaki tutumuna da dolaylı göndermeler içeriyordu. Emanuel, “Orta Doğu'da kalıcı barış, ancak tüm tarafların fedakarlık yapmasıyla mümkün” dedi ve ABD'nin bölgede tarafsız bir arabulucu rolü üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Analistlere göre, Emanuel'in konuşması, 2028 seçimlerine giden süreçte Demokrat Parti'nin dış politika vizyonuna dair önemli ipuçları veriyor. Partinin ilerici kanadı, İsrail'e yönelik eleştirilerin dozunu artırırken, merkezci Demokratlar ise geleneksel ittifakın korunmasından yana. Emanuel, bu iki kutup arasında bir orta yol bulmaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rahm Emanuel'in bu çıkışı, Türkiye'nin ABD-İsrail ilişkilerine dair beklentileri açısından önemli. Türkiye, uzun süredir ABD'nin İsrail'e koşulsuz desteğini eleştiriyor ve iki devletli çözüm konusunda daha aktif bir ABD rolü talep ediyor. Emanuel'in konuşması, ABD'de bu yönde bir tartışmanın başladığını gösteriyor. Ancak, bu tür çıkışların pratik politikaya yansıması zaman alabilir. Türkiye, özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve Filistin meselesinde, ABD'nin İsrail'e yönelik eleştirel tutumunun kendi çıkarlarına hizmet edebileceğini düşünüyor. Yine de, Emanuel'in 2028'de başkan olması durumunda izleyeceği politika şimdiden kestirilemez.