Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgali, 1000. günü geride bırakarak hem kanlı bir dönüm noktasına ulaştı hem de Kremlin için endişe verici sinyaller vermeye başladı. Savaşın başlangıcında kısa sürede Kiev'i düşürmeyi hedefleyen Moskova, bugün itibarıyla Ukrayna'nın direnişi karşısında stratejik hedeflerinden ödün vermek zorunda kalıyor. Sahadaki askeri tablo, uluslararası yaptırımlar ve ekonomi üzerindeki yük, Rus lider Vladimir Putin'in iktidarını sarsacak kadar ciddi boyutlara ulaştı. İşte Putin'in Ukrayna'da karşı karşıya olduğu 5 uyarı işareti.
Putin'in Stratejisinin Çatırdadığı Noktalar
İlk uyarı işareti, Rus ordusunun insan kaybı. Açık kaynaklara göre Rusya 600 binin üzerinde asker kaybederken, bu sayı Ukrayna'nın verdiği kayıpların katbekat üzerinde. Savaşın ilk aylarında kayıplarını gizlemeye çalışan Kremlin, şimdi ülke genelinde savaşın bedelini hissettiren bir yas dalgasıyla karşı karşıya. İkinci işaret, askeri teçhizat ve mühimmat açığı. Rusya'nın Sovyet döneminden kalma stokları tükenirken, Ukrayna'nın Batı'dan aldığı uzun menzilli silahlar ve hava savunma sistemleri Moskova'nın hava üstünlüğünü ciddi şekilde sınırlıyor.
Üçüncü uyarı işareti, ekonominin giderek ağırlaşan yükü. Batı yaptırımları rubleyi dolar karşısında 100'ün üzerine çıkarırken, enflasyon yıllık yüzde 8 seviyesini aştı. Dördüncüsü, uluslararası yalnızlık. Çin ve Hindistan'ın artan taleplerine rağmen, Rusya BM'de her ay düzenlenen oylamalarda giderek daha fazla yalnız kalıyor. Beşinci ve en kritik işaret ise iç siyasetteki sessiz hoşnutsuzluk: Rusya'nın zengin bölgelerinde savaş karşıtı protestolar artarken, Putin'in geleneksel güç tabanı olan milliyetçi ve muhafazakar seçmenlerde bile savaş yorgunluğu belirtileri görülüyor.
Savaşın Bölgesel ve Küresel Yansımaları
Ukrayna savaşı, küresel enerji piyasalarından gıda güvenliğine kadar birçok alanda derin etkiler yaratmaya devam ediyor. Karadeniz'de Rus ablukası, tahıl koridoru anlaşmasına rağmen küresel gıda fiyatlarını yüksek seviyelerde tutuyor. ABD ve AB'nin Ukrayna'ya mali yardımı 200 milyar doları aşarken, savaşın sona ermesini talep eden Batı kamuoyunun baskısı altında Batı liderleri Kiev'e daha fazla askeri destek sağlamakta zorlanıyor. Öte yandan, savaşın uzamasıyla NATO'nun doğu kanadı güçlenirken, İsveç ve Finlandiya'nın ittifaka katılımı Rusya'nın St. Petersburg ve Baltık denizindeki stratejik pozisyonunu zayıflattı. Moskova'nın nükleer tehdit söylemine sıklıkla başvurması, Batı'nın taviz vermeyeceği bir kırmızı çizgi oluşturdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna savaşı, Türkiye'nin Karadeniz'deki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Ankara, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayarak savaşın yayılmasını engelleyen kilit ülkelerden biri haline geldi. Rusya ile enerji ve turizm alanındaki bağlar sürdürülürken, Ukrayna'ya insansız hava aracı satışı gibi askeri destekler ikili ilişkilerde hassas denge gerektiriyor. Savaşın Türkiye ekonomisine en büyük yansıması ise enerji faturalarında ve turizm gelirlerinde yaşanan dalgalanmalar oldu. Rusya'nın savaşta yenilmesi veya kontrolsüz bir şekilde çökmesi, sınır komşusu olan Türkiye için güvenlik riski taşırken; Ukrayna'nın galibiyeti ise Karadeniz'deki güç dengesini Ankara lehine değiştirebilir.