Rusya, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e erken saatlerde düzenlediği balistik füze saldırısında en az üç kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Saldırı, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskyy'nin, ABD merkezli Starlink uydu internet sisteminin Rusya topraklarına yönelik saldırılarda kullanılmasına izin verilmesi yönündeki çağrılarını yinelerken gerçekleşti. Savaşın 1.620. gününde yaşanan bu gelişme, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef alan saldırılarının sürdüğü bir dönemde geldi. Kiev askeri yönetimi, hava savunma sistemlerinin füzeleri imha ettiğini ancak düşen parçaların şehirde hasara yol açtığını bildirdi.
Gelişmenin arka planı
Cumartesi sabahı erken saatlerde Kiev'de patlama sesleri duyuldu. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya'nın balistik füze tehdidi nedeniyle hava saldırı alarmı verdiğini açıkladı. Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, saldırıda en az üç kişinin öldüğünü, 10'dan fazla kişinin yaralandığını ve bazı binalarda yangın çıktığını duyurdu. Saldırının hedefinin yine şehrin kritik altyapısı olduğu belirtildi.
Bu saldırı, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ukrayna'nın kendi Patriot hava savunma sistemlerini üretmesine izin verme taahhüdünden geri adım attığı yönündeki haberlerin ardından geldi. Trump yönetiminin, Ukrayna'ya Patriot üretim lisansı verilmesi konusunda isteksiz olduğu ve bu durumun Kiev'i daha savunmasız bırakabileceği yorumları yapılıyor. Ukrayna, halihazırda ABD ve Avrupa ülkelerinden tedarik edilen Patriot bataryalarıyla Rus füzelerini etkili şekilde durduruyor, ancak mühimmat sıkıntısı yaşanıyor.
Zelenskyy ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Starlink'in Ukrayna'nın askeri operasyonlarında kritik bir rol oynadığını hatırlatarak, "Rusya'nın işgalci güçlerine karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanırken Starlink'in kısıtlanmaması gerekiyor. Bu, savaşın kaderini değiştirebilir" ifadelerini kullandı. Ukrayna ordusu, Starlink'i hem saha iletişimi hem de insansız hava araçlarının yönlendirilmesi için kullanıyor. Ancak SpaceX'in CEO'su Elon Musk'ın, Rusya'nın işgal ettiği bölgelerde Starlink sinyallerini kısıtladığı biliniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, savaşın seyrinde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Moskova, son haftalarda Ukrayna'nın enerji santrallerini ve elektrik şebekelerini hedef alarak ülkeyi karanlığa gömmeyi amaçlıyor. Ukrayna Enerji Bakanlığı, ülke genelinde elektrik kesintilerinin arttığını ve onarım ekiplerinin yoğun şekilde çalıştığını bildirdi. Bu durum, sivil halk üzerinde ciddi bir insani etki yaratıyor.
Batılı ülkelerden gelen tepkiler ise sınırlı kaldı. Avrupa Birliği, saldırıyı kınayan bir açıklama yaparken, ABD yönetiminden henüz güçlü bir kınama gelmedi. Trump'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan diyalog kurma çabaları, Ukrayna'yı endişelendiriyor. Zira Kiev, barış görüşmelerinin ancak Rusya'nın askeri baskısı azaltılırsa mümkün olabileceğini savunuyor. NATO ise doğu kanadına ek askeri takviye kararı alarak ittifakın caydırıcılığını artırmaya çalışıyor.
Öte yandan, Starlink konusundaki tartışma, savaşın teknolojik boyutunu öne çıkarıyor. Uydu iletişiminin savaş alanındaki etkisi, Ukrayna'nın direnişinde belirleyici faktörlerden biri olarak görülüyor. Ancak Musk'ın, Rusya'nın Ukrayna'nın doğusundaki işgal bölgelerinde Starlink'i devre dışı bıraktığına dair raporlar, özel şirketlerin savaşta oynadığı rol ve bunun etik boyutlarını tartışmaya açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, Karadeniz'in güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde savaş gemilerinin geçişini düzenleyerek tansiyonu dengelemeye çalışıyor. Kiev'deki saldırılar, savaşın uzayacağına işaret ederken, Türkiye'nin hem Rusya hem Ukrayna ile sürdürdüğü diplomatik ilişkileri daha da önemli hale getiriyor. Türkiye'nin tahıl koridoru girişimi, savaşın küresel gıda güvenliği üzerindeki etkisini azaltmada kritik rol oynamıştı. Bu yeni saldırılar, bölgesel istikrarın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının ve insani yardım köprülerinin sürdürülmesi, bölgede barışın tesisi için hayati önemde.