Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Vietnam Komünist Partisi Genel Sekreteri To Lam'ı Kremlin'de ağırlayarak iki ülke arasındaki ilişkilerin "kapsamlı stratejik ortaklık" seviyesinde derinleştiğini söyledi. Görüşme, Vietnam'ın Güney Çin Denizi'ndeki gerilim ortamında askeri kapasitesini güçlendirme ve ortaklarını çeşitlendirme arayışının sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Heyetler arası görüşmelerin ardından yapılan açıklamalarda enerji, savunma sanayii, tarım ürünleri ticareti ve nükleer enerji alanlarında yeni anlaşmaların masada olduğu belirtildi.
Görüşmenin arka planı: Moskova-Hanoi hattında neler var?
Rusya ile Vietnam arasındaki ilişkiler Soğuk Savaş dönemine kadar uzanıyor. Sovyetler Birliği, Hanoi'nin en büyük silah tedarikçisiydi ve bu miras bugün de devam ediyor. Vietnam ordusunun envanterinin önemli bir bölümü Rus yapımı sistemlerden oluşuyor: Su-30MK2 savaş uçakları, Kilo sınıfı denizaltılar, T-90 tankları ve hava savunma sistemleri bunlar arasında. Batı'nın Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova'ya uyguladığı yaptırımlar, Rus savunma sanayiinin ihracat kapasitesini zorlasa da Hanoi, mevcut sistemlerin bakım ve yedek parça ihtiyacını karşılamak için Moskova ile temasını sürdürmek durumunda.
Enerji alanında ise Rus şirketleri Vietnam kıyılarındaki petrol ve doğalgaz sahalarında uzun süredir faaliyet gösteriyor. Zarubezhneft ve Gazprom'un Güney Çin Denizi'ndeki projeleri, bölgedeki egemenlik tartışmaları nedeniyle zaman zaman Pekin'in tepkisini çekiyor. Görüşmede nükleer enerji işbirliğinin de gündeme geldiği, Vietnam'ın Ninh Thuan bölgesindeki santral projesinin yeniden canlandırılması ihtimalinin konuşulduğu ifade ediliyor.
Vietnam'ın denge diplomasisi ve bölgesel boyut
Hanoi, son yıllarda "bambu diplomasisi" olarak adlandırılan esnek bir dış politika izliyor. Bir yandan Çin ile ekonomik bağlarını güçlendirirken, diğer yandan ABD, Japonya, Hindistan ve Rusya ile ilişkilerini dengeliyor. Eylül 2023'te Vietnam ile ABD ilişkileri "kapsamlı stratejik ortaklık" seviyesine yükseltilmişti. Geçtiğimiz yıl Putin'in Hanoi ziyareti ve şimdi To Lam'ın Moskova temasları, bu çok yönlü politikaların bir parçası olarak okunuyor.
Güney Çin Denizi'ndeki gerilim, Vietnam'ın savunma alım kararlarını doğrudan etkiliyor. Filipinler ile Çin arasında yaşanan gerginlikler ve bölgede artan askeri varlık, Hanoi'yi deniz güvenliği kapasitesini güçlendirmeye itiyor. Vietnam, son dönemde İsrail ve Hindistan'dan da silah tedarik etmeye başladı; ancak Rus sistemleriyle uyumluluk ve maliyet avantajı nedeniyle Moskova hâlâ önemli bir tedarikçi konumunda.
Batı'nın yaptırım rejimi, Rusya ile askeri işbirliğini zorlaştırıyor. ABD'nin CAATSA yaptırımları, Rus sistemleri satın alan ülkeleri de hedef alabiliyor. Vietnam şu ana kadar bu yaptırımlarla karşılaşmadı, ancak büyük ölçekli yeni alımlar bu riski beraberinde getirebilir. Bu nedenle Hanoi, işbirliğini daha çok ortak üretim, bakım-onarım ve teknoloji transferi alanlarına kaydırmayı değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Vietnam yakınlaşması, Türkiye'nin Asya-Pasifik açılımı ve savunma ihracatı hedefleri açısından dolaylı bir okuma sunuyor. Vietnam, Türk İHA ve savunma ürünlerine ilgi gösteren ülkeler arasında yer alıyor; ancak Rus sistemleriyle uyumluluk ve Batı yaptırım riski Ankara'nın manevra alanını sınırlıyor. Öte yandan Moskova'nın Asya'da artan etkinliği, Türkiye'nin Rusya ile enerji ve ticaret bağlarını yönetirken bölgesel dengeyi gözetmesini gerektiriyor. Güney Çin Denizi'ndeki istikrarsızlık, küresel tedarik zincirleri ve deniz ticareti üzerinden Türkiye ekonomisini de dolaylı olarak etkileyebilir.