Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin 250. Bağımsızlık Günü vesilesiyle cumartesi günü gerçekleştirdikleri 85 dakikalık telefon görüşmesinde Ukrayna'daki savaş ve İran'ın nükleer programı başta olmak üzere kritik uluslararası meseleleri ele aldı. Kremlin'in dış politika danışmanı Yuri Uşakov, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, liderlerin ayrıca gelecek hafta Türkiye'de yapılması planlanan NATO zirvesini de masaya yatırdığını belirtti. Görüşme, iki ülke arasında Ukrayna savaşı nedeniyle derinleşen gerilimin ortasında gerçekleşirken, tarafların diyalog kanallarını açık tutma niyetinde olduğunu gösterdi.
Görüşmenin arka planı: Ukrayna ve NATO zirvesi
Görüşmenin ana gündem maddesini Ukrayna'daki savaş oluşturdu. Putin ve Trump, çatışmanın diplomatik yollarla çözümüne yönelik olası adımları değerlendirdi. Trump'ın savaşı sona erdirme vaadiyle seçim kampanyası yürüttüğü bilinirken, Putin'in de sahada kazanımlarını koruma stratejisi izlediği belirtiliyor. Liderlerin önümüzdeki hafta Türkiye'de düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde bu görüşmeyi yapması, ittifakın genişleme ve savunma politikalarına ilişkin olası bir mutabakat arayışı olarak yorumlandı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, görüşmenin 'yapıcı' geçtiğini ancak somut bir anlaşma sağlanmadığını ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut: İran dosyası ve stratejik dengeler
Görüşmede İran'ın nükleer faaliyetleri ve bölgesel politikaları da ele alındı. Trump yönetiminin Tahran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını sürdürdüğü, Putin'in ise İran ile askeri ve enerji işbirliğini derinleştirdiği bir dönemde gerçekleşen bu temas, iki ülkenin İran konusunda farklı pozisyonlarını yumuşatma çabası olarak görüldü. Uzmanlar, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu, Rusya'nın ise Suriye ve İran üzerinden bölgede nüfuzunu artırdığı bir denklemde, bu görüşmenin yeni bir pazarlık sürecinin habercisi olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, iki liderin enerji piyasaları ve küresel ticaret konularına da değindiği, ancak detay paylaşılmadığı kaydedildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem NATO üyesi hem de Rusya ile Karadeniz'de komşu olması nedeniyle bu görüşmenin sonuçlarından doğrudan etkilenecek konumda. Özellikle gelecek hafta Türkiye'de yapılacak NATO zirvesi, Ankara'nın Ukrayna savaşında oynadığı arabuluculuk rolünü ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden kaynaklanan sorumluluklarını yeniden gündeme getirebilir. Putin-Trump görüşmesinde Türkiye'nin bu rolüne atıf yapılması, Ankara'nın hem Batı hem de Rusya ile dengeli ilişkiler kurma stratejisinin bir kez daha teyidi niteliğinde. Ancak, İran dosyasında yaşanacak olası bir ABD-Rusya mutabakatı, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da etkileyebileceği için Ankara'nın gelişmeleri yakından takip etmesi bekleniyor.