Singapur merkezli Pro Bono SG'nin (Toplum Hizmeti Hukuk Grubu) Başkanı Dinesh Dhillon, engelli bireyler için anlamlı adalete erişimin yalnızca mahkeme salonlarında hukuki temsille sınırlı kalamayacağını vurguladı. Dhillon, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve sağlık profesyonellerini de kapsayan çok disiplinli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Dhillon'un bu açıklamaları, Asya-Pasifik bölgesinde engelli hakları alanında yürütülen çalışmalara yeni bir boyut kazandırdı.
Engelli Adaletine Bütüncül Yaklaşım
Dinesh Dhillon, engelli bireylerin karşılaştığı yasal sorunların genellikle karmaşık ve birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor. Ona göre, bir engelli birey yalnızca hukuki bir temsilciye değil, aynı zamanda durumunu anlayacak sosyal hizmet uzmanlarına, psikolojik destek sağlayacak terapistlere ve sağlık ihtiyaçlarını karşılayacak doktorlara da ihtiyaç duyuyor. Bu multidisipliner ekip, bireyin yalnızca hukuki haklarını değil, aynı zamanda fiziksel ve ruhsal sağlığını da gözeterek bütüncül bir çözüm sunuyor.
Pro Bono SG, bu vizyon doğrultusunda pilot projeler başlattı. Projelerde, engelli bireylerin yasal süreçlerde karşılaştığı bariyerler tespit ediliyor ve bu bariyerleri aşmak için sağlık ve sosyal hizmet kuruluşlarıyla iş birliği yapılıyor. Dhillon, "Mahkeme kararları tek başına yeterli değil. Engelli bireylerin adalete erişimi, onların günlük hayatta karşılaştığı fiziksel, iletişimsel ve sistemsel engellerin kaldırılmasıyla mümkün olur" diyor.
Singapur'da engelli nüfusu yaklaşık 60 bin kişi olarak tahmin ediliyor. Ancak bu bireylerin yalnızca küçük bir kısmı hukuki yardıma erişebiliyor. Dil engelleri, fiziksel erişim sorunları ve hukuk sisteminin karmaşıklığı, engelli bireylerin yargıya başvurmasını zorlaştırıyor.
Bölgede Yeni Bir Model
Dinesh Dhillon'un önerdiği model, yalnızca Singapur için değil, tüm Asya-Pasifik bölgesi için örnek teşkil edebilir. Bölgede engelli hakları konusunda yasal düzenlemeler hızla gelişirken, uygulamada ciddi boşluklar bulunuyor. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne (UNCRPD) taraf olan çoğu Asya ülkesi, yasal çerçevelerini oluşturmuş durumda. Ancak çok disiplinli ekip çalışması henüz yaygın değil.
Pro Bono SG'nin modeli, avukatlar, sosyal hizmet uzmanları ve sağlık profesyonellerinden oluşan bir ekip kurarak, engelli bireylere yalnızca dava sürecinde değil, öncesinde ve sonrasında da destek olmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, özellikle zihinsel engelli veya iletişim güçlüğü çeken bireyler için hayati önem taşıyor.
Dhillon, "Engelli bireyler çoğu zaman haklarını bilmiyor veya nasıl arayacaklarını bilmiyor. Onlara sadece bir avukat atamak yetmez. Biz profesyoneller arasında bir köprü kurarak, bu bireylerin sesini duyurmayı amaçlıyoruz" açıklamasında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, engelli hakları konusunda mevzuat olarak ilerleme kaydetmiş olsa da, uygulamada benzer eksiklikler yaşıyor. Adli yardım sisteminin yaygınlaştırılması ve barolar bünyesinde engelli hakları komisyonlarının kurulması olumlu adımlar. Ancak, engelli bireylerin karşılaştığı sosyal, psikolojik ve sağlık sorunlarına bütüncül yaklaşan projeler henüz yeterli değil. Singapur'daki bu model, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve adli yardım birimleri için ilham verici olabilir. Özellikle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında, Pro Bono SG'ninkine benzer iş birlikleri geliştirilirse, engelli vatandaşların adalete erişimi daha da kolaylaşabilir. Küresel bir bakış açısıyla, bu tür çok disiplinli yaklaşımlar, engelli haklarının hayata geçirilmesinde standart haline gelmelidir.