Prens Harry, Donald Trump’ın 2024 ABD başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından Amerika Birleşik Devletleri hakkındaki söylemlerini köklü bir biçimde değiştirdi. Bir zamanlar “Amerika’da her günü sevdiğini” söyleyen Sussex Dükü, son haftalarda Trump yönetiminin dış politikasına karşı sert eleştiriler yöneltmeye başladı. Trump’ın seçim zaferi, Prens Harry ve eşi Meghan Markle’ın ABD’deki yaşamlarına dair soruları yeniden gündeme taşıdı. Çift, 2020 yılında kraliyet görevlerinden çekilerek Kaliforniya’ya yerleşmiş, özel hayatları ve kamuya açık açıklamalarıyla sık sık manşetlerde yer almıştı.
Arka Plan: Prens Harry’nin ABD Yolculuğu
Prens Harry, 2020’nin başlarında eşi Meghan Markle ile birlikte kraliyet ailesinin ön sıralarından çekilme kararı almış, ardından Kanada ve ABD’ye taşınarak bağımsız bir yaşam kurmuştu. Çift, Netflix ile yaptıkları anlaşma, yayımladıkları anı kitapları ve Oprah Winfrey röportajıyla dikkatleri üzerine çekmişti. 2022’de Kraliçe II. Elizabeth’in cenazesi sırasında kısa bir süreliğine İngiltere’ye dönen Harry, ABD’yi “ikinci evi” olarak tanımlamış, “Amerika’da her günü seviyorum” sözleriyle basında geniş yankı uyandırmıştı.
Ancak Trump’ın yeniden seçilmesiyle birlikte Harry’nin tonu değişti. Trump, seçim kampanyası sırasında Harry ve Meghan’ı sık sık hedef almış, “Harry’yi Amerika’dan göndereceğini” söylemişti. Trump’ın zafer konuşmasında “Amerika’yı yeniden büyük yapacağını” ilan etmesinin ardından Harry, bir yardım etkinliğinde Trump yönetiminin Ukrayna politikasını eleştirerek “Barış için savaşmak, sadece savaş alanında değil, diplomasi masasında da mümkün” ifadelerini kullandı.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Kraliyet Sessizliği ve Basın Tepkileri
Buckingham Sarayı, Harry’nin ABD’deki açıklamalarına resmi bir yanıt vermezken, İngiliz tabloid basını durumu “Prens Harry’nin Amerikan rüyası sona erdi” şeklinde manşetlere taşıdı. The Telegraph, “Harry’nin ABD’ye övgüleri, Trump gerçeğiyle çarpıştı” yorumunu yaparken, The Guardian ise “Kraliyet ailesi, Trump’ın zaferiyle birlikte Harry üzerindeki etkisini yeniden değerlendirmek zorunda” ifadesini kullandı. Uzmanlar, Harry’nin Trump karşıtı söylemlerinin, ABD’deki Demokrat Parti seçmen tabanına yakın durma çabası olarak okunabileceğini, ancak İngiliz kraliyet ailesinin tarafsızlık geleneğine zarar verdiğini belirtiyor.
Trump’ın yeniden Beyaz Saray’a dönüşü, Harry ve Meghan’ın Amerikan kamuoyundaki popülaritesini de etkiledi. Seçim öncesi yapılan anketlerde, Cumhuriyetçi seçmenlerin %72’si çifte olumsuz baktığını ifade ederken, Demokrat seçmenlerde bu oran %18’di. Trump’ın zaferiyle birlikte, Harry ve Meghan’ın ABD’deki sosyal ve politik nüfuzunun daralması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Prens Harry’nin ABD’ye yönelik söylem değişikliği, doğrudan Türkiye’yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, transatlantik ittifakın geleceğine dair ipuçları taşıyor. Trump yönetiminin Avrupa’dan uzaklaşma eğilimi, İngiltere ve ABD arasındaki özel ilişkileri zorlayabilir. Türkiye, NATO içinde dengeli bir pozisyon izlerken, ABD-İngiltere eksenindeki bu tür gerilimler, ittifakın bütünlüğünü etkileyebilir. Ayrıca, kraliyet ailesinin tarafsızlık ilkesine aykırı davranışları, monarşi sistemlerinin modern dünyadaki işlevine dair tartışmaları yeniden alevlendirse de, Türkiye’nin doğrudan bir etkilenimi bulunmamaktadır.