ABD Temsilciler Meclisi, tarihin en büyük savunma bütçelerinden biri olan 1.15 trilyon dolarlık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nı (NDAA) kabul etti. Ancak bu devasa bütçenin gölgesinde kalan asıl tartışma konusu, Başkan Donald Trump'ın Kongre onayı olmaksızın İran'a askeri müdahale kararı oldu. Yasa, Trump yönetiminin bu hamlesine karşı yükselen tepkiler eşliğinde, partiler üstü bir oylamayla geçti.
Yasanın İçeriği ve Tartışmalı Maddeler
NDAA, 2026 mali yılı için savunma harcamalarını belirleyen kapsamlı bir yasa tasarısı. İçerisinde askeri personel maaşlarından silah sistemlerine, araştırma-geliştirme projelerinden üs bakımına kadar pek çok kalem yer alıyor. Ancak bu yılki yasa, Başkan Trump'ın İran'a yönelik saldırı emri verme yetkisini sınırlamayan maddeleri nedeniyle özellikle Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler tarafından eleştiriliyor. Eleştirmenler, yasanın başkana savaş ilanı olarak nitelendirilebilecek bir askeri harekatı Kongre onayı olmadan başlatma imkanı tanıdığını belirtiyor.
Oylama öncesinde yapılan konuşmalarda, bazı milletvekilleri Trump'ın İran politikasının Ortadoğu'da yeni bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Tasarının geçmesiyle birlikte, Senato'da da benzer tartışmaların yaşanması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin bu devasa savunma bütçesi, küresel askeri dengeleri doğrudan etkileyecek bir nitelik taşıyor. Özellikle Orta Doğu'da artan gerilimler, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmek için yeni fonlar ayrılmasını beraberinde getirdi. Trump yönetiminin İran'a yönelik müdahaleci tutumu, Rusya ve Çin gibi rakiplerle rekabeti kızıştırırken, NATO müttefikleri arasında da endişelere yol açıyor. Avrupalı müttefikler, ABD'nin tek taraflı askeri harekatlarının ittifakın ortak karar alma mekanizmasını zayıflattığı görüşünde.
Yasa, aynı zamanda ABD'nin Hint-Pasifik bölgesine odaklanmasını da içeriyor. Çin'in askeri yayılmacılığına karşı Pasifik'teki üslerin güçlendirilmesi ve Tayvan'a yönelik taahhütlerin artırılması, yasanın dikkat çeken diğer bölümlerini oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu devasa savunma bütçesi, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Özellikle İran'a yönelik olası bir askeri müdahale, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit edebilir. Ayrıca, bütçede Türkiye'nin NATO üyesi olarak savunma işbirliğine ayrılan payların azaltılması veya S-400 krizine bağlı olarak yaptırımların genişletilmesi riski bulunuyor. Öte yandan, ABD'nin Doğu Akdeniz ve Suriye politikalarına yönelik fonların artması, Türkiye'nin PKK/YPG ile mücadelesini ve enerji politikalarını doğrudan etkileyebilir. Bu gelişme, Türk dış politikasının önümüzdeki dönemde ABD Kongresi ile daha yoğun bir diplomasi yürütmesini gerektirebilir.