Hindistan, kültürel diplomasi atağını sürdürerek Endonezya’nın Yogyakarta kentinde bulunan Prambanan Tapınağı’nın restorasyonuna destek veriyor. 9. yüzyılda inşa edilen ve dünyanın en büyük Hindu tapınak komplekslerinden biri olan Prambanan, 2006 yılındaki depremde ciddi hasar görmüştü. Hindistan’ın bu girişimi, Kamboçya’daki Angkor Wat ve Laos’taki Vat Phou tapınaklarının restorasyonunda oynadığı role benzer bir şekilde, bölgedeki kültürel mirası koruma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Peki, Hindistan’ın bu bölgedeki restorasyon projelerinin ardında yatan temel motivasyon nedir?
Gelişmenin arka planı: Kültürel miras ve jeopolitik hedefler
Prambanan Tapınağı, Endonezya’daki en büyük Hindu tapınağı olmasının yanı sıra, Hint ve Cava mimarisinin eşsiz bir birleşimini temsil ediyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan yapı, 2006 depreminde kubbeleri ve kulelerindeki taş işçiliğinin büyük bir kısmını kaybetti. Endonezya hükümetinin yıllardır sürdürdüğü restorasyon çalışmaları, Hindistan’ın uzmanlık ve finansman desteğiyle hız kazandı.
Hindistan Dışişleri Bakanlığı yetkililerine göre, bu tür projeler yalnızca tarihi yapıları kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda Hint diasporası ile bağları güçlendiriyor ve Hindistan’ı bölgede “yumuşak güç” olarak konumlandırıyor. Hindistan, 2015 yılında başlattığı “Mekong-Ganj İşbirliği” ve “Asya’da Kültürel Mirasın Korunması” girişimleri kapsamında Güneydoğu Asya’daki 10’dan fazla tapınakta restorasyon çalışması yürütüyor.
Ancak Hindistan’ın bu çabaları, Çin’in bölgedeki yoğun altyapı yatırımlarına karşı bir dengeleme hamlesi olarak da okunuyor. Pekin, Kuşak ve Yol Projesi ile Güneydoğu Asya’da ekonomik ağırlığını artırırken, Yeni Delhi kültürel bağları öne çıkararak etki alanını genişletmeyi hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Angkor Wat’tan Prambanan’a bir gelenek
Hindistan’ın yurtdışındaki Hindu tapınaklarını restore etme geleneği, 1980’lerde Kamboçya’daki Angkor Wat kompleksindeki çalışmalara kadar uzanıyor. O dönemde UNESCO öncülüğünde başlatılan uluslararası restorasyon projesine Hindistan, uzman ekipler ve tarihi belgelerle katkıda bulunmuştu. Benzer bir yaklaşım, 2010’larda Laos’taki Vat Phou Tapınağı’nda da uygulandı.
Bu projelerin ortak noktası, Hint kültürünün Güneydoğu Asya’daki derin etkisini vurgulamak. Hindistanlı arkeologlar, bölgedeki tapınakların sadece mimari değil aynı zamanda Sanskritçe yazıtlar, ritüel semboller ve dini motifler yoluyla Hint kültürünün bir uzantısı olduğunu savunuyor. Prambanan’daki restorasyon çalışmaları kapsamında, tapınağın ana kulesi ve çevresindeki 240 küçük tapınağın taş işçiliğinin orijinal tekniklerle onarılması hedefleniyor.
Projeye, Endonezya Arkeoloji Merkezi’nin yanı sıra Hintli uzman bir ekip de danışmanlık yapıyor. Taş ustaları, 9. yüzyılda kullanılan volkanik taşları ve harç karışımlarını birebir kopyalayarak çalışıyor. Hindistan’ın bu alandaki teknik birikimi, ülkeyi küresel miras koruma alanında önemli bir oyuncu haline getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan’ın Endonezya’daki kültürel miras restorasyonu, Türkiye’nin Orta Asya ve Balkanlar’da yürüttüğü Osmanlı eserlerini onarma politikalarını anımsatıyor. Türkiye de benzer şekilde kültürel diplomasi araçlarını kullanarak geçmişteki etki alanlarında yumuşak güç oluşturuyor. Ancak Türkiye için asıl ders, bu tür projelerin doğrudan ekonomik veya jeopolitik getiri sağlamadan da bir ülkenin uluslararası itibarını artırabileceğidir. Ayrıca, Çin ve Hindistan arasındaki rekabet Güneydoğu Asya’da yoğunlaşırken, Türkiye’nin bu bölgedeki kültürel varlıkları sınırlıdır. Bununla birlikte, Türkiye’nin İslam dünyasındaki kültürel mirası koruma çabaları (örneğin Malezya veya Endonezya’daki Osmanlı bağlantılı eserler) benzer bir diplomasi stratejisi için potansiyel taşıyor. Bu gelişme, Türkiye’ye kültürel mirasın dış politikada ne kadar etkili bir araç olabileceğini göstermektedir.