Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, ülkenin ölümcül bir depremin ardından artan volkanik aktivite ve kontrol altına alınamayan orman yangınlarıyla aynı anda mücadele etmesi üzerine, kapsamlı bir afet azaltma master planı hazırlanması talimatını verdi. Başkanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre Prabowo, ilgili bakanlıklara ve Ulusal Afet Yönetim Ajansı'na (BNPB) acil bir koordinasyon toplantısında, afet riskini azaltma ve müdahale kapasitesini güçlendirme konusunda talimatlar verdi. Endonezya, Pasifik Ateş Çemberi'nde yer alması nedeniyle sık sık deprem, tsunami ve volkanik patlamalarla karşı karşıya kalırken, kurak sezonlarda orman yangınları da büyük çevresel ve ekonomik tahribata yol açıyor.
Arka Plan: Üst Üste Gelen Felaketler
Son haftalarda Endonezya, bir dizi doğal afetle sarsıldı. Ülkenin doğusundaki Maluku eyaletinde meydana gelen 6,5 büyüklüğündeki deprem, en az 20 kişinin hayatını kaybetmesine ve yüzlerce binanın hasar görmesine neden oldu. Depremin ardından bölgede artçı sarsıntılar devam ederken, arama kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları kurtarmak için yoğun çaba harcadı. Öte yandan, Java Adası'ndaki Merapi ve Semeru volkanlarında artan aktivite, çevredeki köylerde yaşayan binlerce kişiyi tahliye etmeye zorladı. Volkanik kül bulutları hava trafiğini aksatırken, yetkililer yamaçlarda yaşayan halkı güvenli bölgelere yönlendirdi. Ayrıca, Sumatra ve Kalimantan adalarında çıkan orman yangınları, geniş alanları kül etti ve komşu ülkelere sınır aşan duman taşınımına yol açtı. Yangınlar, özellikle kurak dönemde tarım arazilerini temizlemek için kullanılan geleneksel yöntemler ve yasa dışı arazi açma faaliyetleri nedeniyle her yıl tekrarlanan bir sorun haline geldi.
Endonezya hükümeti, afet yönetimi konusunda uzun süredir çeşitli zorluklarla mücadele ediyor. Ülkenin geniş coğrafyası, dağınık ada yapısı ve sınırlı altyapı, afetlere hızlı müdahaleyi güçleştiriyor. 2018'de Sulawesi'de meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki deprem ve ardından gelen tsunami, 4 bin 300'den fazla kişinin ölümüne neden olmuştu. Bu olay, ülkedeki erken uyarı sistemlerinin ve afet koordinasyonunun yetersizliğini gözler önüne sermişti. O günden bu yana çeşitli reformlar yapılsa da, uzmanlar hâlâ altyapı ve lojistik eksikliklerine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Endonezya'daki afetler, sadece ülke içinde değil, bölgesel ve küresel düzeyde de etkiler yaratıyor. Ülke, dünyanın en büyük takımada devleti olarak Güneydoğu Asya'nın ekonomik ve stratejik dengelerinde kilit bir rol oynuyor. Doğal afetler, ülkenin altyapısına zarar vererek ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini kesintiye uğratabiliyor. Özellikle orman yangınlarının yol açtığı duman, Malezya ve Singapur gibi komşu ülkelerde hava kalitesini düşürerek diplomatik gerilimlere neden olabiliyor. 2015 ve 2019'daki büyük yangınlar, bölgesel düzeyde önemli ekonomik kayıplara ve sağlık sorunlarına yol açmıştı. Ayrıca, Endonezya'nın artan volkanik aktivitesi, bölgedeki hava trafiğini aksatarak uluslararası seyahatleri etkileyebiliyor. Bali ve Jakarta gibi turistik merkezlerde volkanik kül nedeniyle uçuşların iptal edilmesi, turizm gelirlerinde kayıplara neden oluyor. Küresel iklim değişikliği, Endonezya'daki afetlerin sıklığını ve şiddetini artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı bölgelerini tehdit ederken, değişen yağış rejimleri sel ve kuraklık gibi uç olayları tetikliyor. Bu durum, Endonezya'yı iklim krizinin en kırılgan ülkelerinden biri haline getiriyor.
Devlet Başkanı Prabowo'nun talimatı, afet yönetimini daha proaktif bir yaklaşımla ele almayı amaçlıyor. Master plan kapsamında, erken uyarı sistemlerinin modernizasyonu, afet sonrası hızlı müdahale ekiplerinin güçlendirilmesi, halkın bilinçlendirilmesi ve altyapının dayanıklılığının artırılması gibi hedefler yer alıyor. Ayrıca, orman yangınlarını önlemek için yasa dışı arazi açma faaliyetlerine karşı daha sıkı denetimler ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının teşvik edilmesi planlanıyor. Hükümet, uluslararası kuruluşlar ve özel sektörle iş birliği yaparak finansman ve teknoloji desteği sağlamayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, planın başarısının uygulamadaki kararlılığa ve yerel yönetimlerin kapasitesine bağlı olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki afet yönetimi çabaları, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, benzer jeolojik ve iklimsel riskler taşıyan bir ülke olarak önemli dersler içeriyor. Türkiye de deprem kuşağında yer alıyor ve 2023'teki Kahramanmaraş depremleri büyük yıkıma yol açtı. Endonezya'nın afet koordinasyonu ve erken uyarı sistemleri konusundaki deneyimi, Türkiye'nin kendi afet stratejilerini geliştirmesinde referans olabilir. Ayrıca, iki ülke arasında savunma ve ticaret alanında iş birlikleri mevcut; Endonezya'nın istikrarı, bölgesel tedarik zincirleri ve Türk müteahhitlik firmalarının projeleri açısından önem taşıyor. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede iş birliği, Türkiye'nin uluslararası arenada aktif rol almasına katkı sağlayabilir.