İngiltere’nin net sıfır emisyon hedefleri ve Enerji Bakanı Ed Miliband, ABD'li kürtaj karşıtı aktivistler ve Avrupalı aşırı sağ partilerin de katıldığı “Allied for Radical Change” (ARC) konferansında ağır eleştirilere maruz kaldı. İngiliz Muhafazakar Parti milletvekili Kemi Badenoch, konferansta yaptığı konuşmada Miliband’ı “kötü adam” olarak nitelendirirken, net sıfır politikalarını “ideolojik bir saplantı” olarak tanımladı. Badenoch’un bu çıkışı, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda uluslararası düzeyde artan kutuplaşmanın yeni bir örneği olarak değerlendirildi.
ARC Konferansı: Popülist ve muhafazakâr güçlerin buluşma noktası
“Anti-woke Davos” olarak tanımlanan ARC konferansı, bu yıl Londra’da düzenlendi. Konferansa, ABD’den eski Başkan Donald Trump’ın danışmanları, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın partisi Fidesz’den temsilciler ve Polonya’nın iktidardaki milliyetçi-muhafazakâr partisi PiS’ten isimler katıldı. Etkinlik, ana akım medya ve küreselci kurumları eleştiren, “uyanık” (woke) kültürüne karşı çıkan konuşmacıları ağırladı.
Kemi Badenoch, konuşmasında Miliband’ın enerji politikalarını “üretime düşman, verimsiz ve İngiliz halkına zarar veren” politikalar olarak nitelendirdi. Badenoch, “Ed Miliband, İngiltere’nin enerji arzını güvence altına almak yerine ideolojik bir yeşil devrim peşinde. Bu, ülkemizin rekabet gücünü zayıflatıyor” dedi. Konferansın diğer konuşmacıları da net sıfır hedeflerinin “ekonomik büyümeyi engellediği” ve “halkın refahını tehdit ettiği” yönünde benzer argümanlar dile getirdi.
Net sıfır politikalarına yönelik küresel eleştiriler büyüyor
ARC konferansındaki bu sert eleştiriler, dünyanın dört bir yanında net sıfır politikalarına karşı yükselen bir dalganın parçası. Özellikle enerji krizi ve artan enflasyon sonrası, birçok ülkede yeşil dönüşümün maliyeti tartışma konusu oldu. ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen isimleri, başkanlık seçimleri yaklaşırken iklim politikalarını hedef alırken, Avrupa’da aşırı sağ partiler yeşil anlaşmayı “elitist ve halk karşıtı” olarak nitelendiriyor.
İngiltere’de ise Başbakan Rishi Sunak, geçtiğimiz aylarda bazı net sıfır hedeflerini erteleyerek bu konuda bir geri adım atmıştı. Ancak Miliband, İşçi Partisi’nin iklim hedeflerine bağlı kaldığını ve 2030 yılına kadar temiz enerji üretimini beş katına çıkarma sözünü yineledi. Uzmanlar, ARC konferansındaki eleştirilerin İngiltere’deki siyasi tartışmaları etkileyebileceğini ancak kamuoyunun büyük bölümünün hâlâ iklim eylemini desteklediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ARC konferansındaki net sıfır karşıtı söylem, küresel iklim politikalarındaki bölünmenin derinleştiğini gösteriyor. Türkiye, 2053 net sıfır hedefini açıklamış ve yeşil dönüşüm için adımlar atarken, benzer bir popülist tepkiyle karşılaşabilir. Özellikle enerji maliyetleri ve cari açık baskısı altında, iç politikada iklim hedeflerinin sorgulanması olası. Ancak AB Yeşil Mutabakatı’na uyum ve uluslararası finansmana erişim için Türkiye’nin iklim politikalarını sürdürmesi stratejik bir zorunluluk. Bu nedenle, Badenoch’un argümanlarının Türkiye’deki benzer çevrelerce kullanılması, uzun vadeli dönüşüm hedeflerini sekteye uğratabilir.