Polonya, Ukrayna'ya yönelik askeri yardımı kesme noktasına gelebileceğinin sinyallerini veriyor. İkinci Dünya Savaşı döneminde Ukrayna milliyetçi bir askeri birliğin kurbanlarını anma törenleri sırasında tırmanan tarihi gerginlikler, NATO'nun doğu kanadındaki bu iki kilit müttefik arasında soğuk rüzgarlar estiriyor. Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'nın Ulusal Anma Günü'nde yaptığı açıklamalar, Varşova'nın Kiev'e desteğini yeniden değerlendirebileceğini ortaya koyuyor. Özellikle Rusya'ya karşı savaşın sürdüğü bir dönemde bu hamle, Ukrayna için kritik önem taşıyan askeri malzeme akışını tehdit ediyor.
Gelişmenin arka planı
Polonya'da her yıl 11 Temmuz'da anılan Ulusal Anma Günü, 1943-1944 yıllarında Ukrayna İsyan Ordusu (UPA) tarafından Volhynia ve Doğu Galiçya'da işlenen toplu cinayetleri anıyor. Tarihte 'Volhynia Katliamı' olarak bilinen bu olaylarda tahminen 100.000 Polonyalı sivil öldürüldü. Ukrayna ise bu olayları iki ulus arasındaki karşılıklı çatışmaların bir parçası olarak görüyor ve UPA'yı Sovyet karşıtı bağımsızlık mücadelesi bağlamında değerlendiriyor. Bu tarihi bakış açısı farkı, son yıllarda siyasi bir krize dönüştü. Polonya, Ukrayna'nın tarihi uzlaşma adımları atmamasından rahatsız; Ukrayna ise savaş zamanında bu tür tartışmaların müttefiklik ruhuna zarar verdiğini düşünüyor.
Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, anma töreninde yaptığı konuşmada, 'Ukrayna'nın tarihi mirasla yüzleşmesi gerektiğini' vurguladı. Hükümet sözcüsü ise, 'Askeri yardımın devamı için Ukrayna'nın Polonya'nın tarihi hassasiyetlerini anlaması şart' diyerek üstü kapalı bir tehditte bulundu. Bu açıklamalar, Polonya'nın geçtiğimiz aylarda Ukrayna'ya tahıl ihracatı konusunda yaşadığı anlaşmazlığın ardından ikinci büyük kriz olarak değerlendiriliyor. O dönemde Varşova, Ukrayna tahılının Polonya pazarını bozduğu gerekçesiyle ithalat yasağı getirmişti.
Bölgesel veya küresel boyut
Polonya'nın Ukrayna'ya askeri yardımı kesmesi, savaşın gidişatını doğrudan etkileyebilir. Polonya, Ukrayna'nın en büyük askeri yardımcılarından biri olarak Leopard tankları, zırhlı araçlar, topçu mühimmatı ve hava savunma sistemleri sağlıyor. Ayrıca Ukrayna'ya giden Batı silahlarının büyük bölümü Polonya üzerinden geçiyor. Varşova'nın desteğini çekmesi hem doğrudan askeri malzeme akışını hem de lojistik koridoru tehdit eder. NATO içinde bu durum rahatsızlık yaratabilir; ABD ve diğer müttefikler, tarihi anlaşmazlıkların savaş çabalarını baltalamaması için arabuluculuk yapmaya çalışabilir.
Öte yandan, Polonya iç siyasetinde bu sert tutum, iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) milliyetçi tabanına hitap ediyor. Ekim ayında yapılması beklenen genel seçim öncesi PiS, Ukrayna karşısında güçlü bir duruş sergileyerek oy toplamayı hedefliyor olabilir. Ancak bu strateji, Ukrayna'nın savaşta yalnız kalmasına yol açma riski taşıyor. Kiev yönetimi şimdilik 'tarihi meselelerin ayrı, güncel ittifakın ayrı değerlendirilmesi gerektiği' mesajı vererek gerilimi düşürmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Polonya-Ukrayna gerginliği, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü yeniden öne çıkarabilir. Ankara, hem NATO müttefiki Polonya hem de Karadeniz'deki komşusu Ukrayna ile iyi ilişkilere sahip. Eğer askeri yardım kesintisi gerçekleşirse, Türkiye'nin Ukrayna'ya insansız hava araçları ve diğer savunma sanayii ürünleriyle desteği daha da kritik hale gelir. Ayrıca, bu kriz NATO'nun doğu kanadındaki dayanışmayı zayıflatırsa, Türkiye'nin Karadeniz güvenliği ve Rusya'ya karşı denge politikası olumsuz etkilenebilir. Türkiye, hem tarihi uzlaşı hem de pratik askeri işbirliği için yapıcı bir diyalog başlatabilir.