Polonya hükümeti, Covid-19 aşı tedarik sözleşmesi kapsamında Amerikan ilaç şirketi Pfizer’a ödenmesi gereken yaklaşık 1,3 milyar euroluk karara karşı temyiz başvurusunda bulundu. Polonya Adalet Bakanı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, pandeminin etkisini kaybetmesi ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın yarattığı olağanüstü koşulların anlaşmanın yeniden müzakere edilmesini zorunlu kıldığını savundu. Varşova yönetimi, sözleşmenin imzalandığı dönemdeki öngörülerin gerçekleşmediğini ve bu nedenle ödemenin haksız olduğunu ileri sürüyor.
Gelişmenin arka planı
Söz konusu anlaşma, Avrupa Birliği’nin ortak aşı tedarik programı kapsamında 2021 yılında imzalanmıştı. Brüksel, üye ülkeler adına Pfizer/BioNTech ile toplamda 1,8 milyar dozluk bir sözleşme yapmış ve doz başına fiyatın yanı sıra teslimat takvimini de belirlemişti. Polonya da bu kapsamda yaklaşık 65 milyon doz aşı için taahhütte bulunmuştu.
Ancak aşılama kampanyasının beklenenden hızlı tamamlanması ve vatandaşların büyük bölümünün aşıya ilgi göstermemesi nedeniyle Polonya, elindeki aşı stoklarını eritemedi. Ülke, aşıları başka ülkelere bağışlamayı denese de bu yöntem maliyetleri karşılamaya yetmedi. Varşova, sözleşmedeki teslimat koşullarının esnek olmamasını eleştirerek, taraflar arasında yeniden müzakere yapılmasını talep etti; ancak Pfizer’ın bu talebe olumlu yanıt vermemesi üzerine konu yargıya taşındı.
Mahkemenin kararı, Polonya’nın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği yönünde oldu. Varşova yönetimi, bu kararın hem ulusal bütçeye ağır bir yük getireceğini hem de diğer AB ülkeleri için emsal teşkil edebileceğini belirterek temyiz yoluna başvurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Polonya’nın bu hamlesi, Avrupa Birliği genelinde aşı tedarik sözleşmelerinin yeniden tartışılmasına yol açtı. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri, pandemi döneminde yapılan anlaşmaların günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak Pfizer, sözleşmelerin bağlayıcı olduğunu ve tarafların taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini vurguluyor.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ise bölgedeki sağlık sistemleri üzerinde ek bir baskı oluşturdu. Savaş nedeniyle mülteci akınına uğrayan Polonya, sağlık harcamalarını artırırken, aşı tazminatı gibi ek maliyetler bütçeyi zorluyor. Bu durum, AB ülkeleri arasında dayanışma çağrılarını da beraberinde getirdi; ancak şu ana kadar Brüksel’den somut bir adım gelmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Covid-19 aşı tedariki sürecinde benzer zorluklarla karşılaşmış ve aşı alım anlaşmalarını yeniden müzakere etmek durumunda kalmıştı. Polonya’nın bu itirazı, aşı üreticileri ile ülkeler arasındaki sözleşmelerin esnekliği konusunda uluslararası bir emsal oluşturabilir. Bu durum, Türkiye’nin gelecekte benzer anlaşmazlıklarda elini güçlendirebilir. Ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşının sağlık sistemleri üzerindeki etkisi, Türkiye’nin bölgesel işbirliği arayışlarında sağlık diplomasisine daha fazla önem vermesini gerektirebilir. Varşova’nın kararlı tutumu, diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir.