ABD merkezli üreme sağlığı kuruluşu Planlı Ebeveynlik (Planned Parenthood), Washington ve Hawaii eyaletlerindeki bazı kliniklerinde kadınlara hamile kalmadan önce "ihtiyat" amaçlı kürtaj hapı vermeye başlayacak. Uygulama, gebelik öncesi erken erişimi genişleten bir adım olarak değerlendiriliyor. Kuruluş, bu sayede özellikle kürtaja erişimin kısıtlı olduğu dönemlerde kadınların ilaca zamanında ulaşabilmesini hedefliyor. Proje kapsamında hastalar, bir sağlık danışmanlığı seansının ardından gerekli ilaçları reçete edilmeden önce temin edebilecek. Planlı Ebeveynlik yetkilileri, bu hizmetin özellikle seyahat engeli veya zaman baskısı yaşayan kadınlar için kritik olduğunu vurguluyor.
Gelişmenin arka planı
Planlı Ebeveynlik, ABD'de kürtaj hakları konusunda en önde gelen savunucu kuruluşlardan biri. Özellikle Yüksek Mahkeme'nin 2022'de Roe v. Wade kararını bozmasıyla birlikte birçok eyalet kürtajı yasaklamış veya sıkı kısıtlamalar getirmişti. Washington ve Hawaii ise kürtaj haklarını koruyan eyaletler arasında yer alıyor. Yeni uygulama, bu eyaletlerdeki kadınların olası gebelik durumunda ilaca anında erişimini sağlamayı amaçlıyor. Proje kapsamında klinikler, mifepriston ve misoprostol adlı iki ilacı içeren kürtaj kitlerini, hastanın ihtiyacı olması halinde kullanılmak üzere önceden veriyor. Bu yöntem, tıbbi kürtajın 10 haftaya kadar güvenli ve etkili olduğu bilimsel verilere dayanıyor.
Kuruluş yetkilileri, özellikle genç kadınlar ve düşük gelirli gruplar için bu hizmetin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Planlı Ebeveynlik Başkanı Alexis McGill Johnson, "Kadınların bedenleri üzerindeki kontrolünü güçlendirmek istiyoruz. Bu adım, onların ihtiyaç duyduklarında hızlı ve güvenli bir şekilde bakım alabilmelerini sağlıyor" dedi. Uygulama şu anda pilot aşamada, ancak kuruluş gelecekte diğer eyaletlere de yaymayı planlıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'de kürtaj tartışmaları, özellikle 2024 başkanlık seçimleri öncesinde yeniden alevlenmiş durumda. Muhafazakâr gruplar, kürtaj hapının posta yoluyla dağıtımını engellemeye çalışırken, ilerici eyaletler ise erişimi genişletme yönünde adımlar atıyor. Washington ve Hawaii'deki bu girişim, kürtaj karşıtı hareketlerin tepkisini çekti. Bazı eyaletlerde kürtaj hapının kullanımını sınırlama çabaları sürerken, Planlı Ebeveynlik'in bu hamlesi yasal mücadelelere yol açabilir. Küresel ölçekte ise, benzer uygulamalar Avrupa'nın bazı ülkelerinde (Fransa, Hollanda) zaten mevcut. Dünya Sağlık Örgütü, tıbbi kürtajın güvenli olduğunu ve erişimin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Ancak ABD'deki siyasi kutuplaşma, bu tür girişimlerin önünde engel oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmenin Türkiye'ye doğrudan bir yansıması olmasa da, kürtaj haklarına yönelik küresel tartışmaların bir parçası olarak değerlendirilebilir. Türkiye'de kürtaj yasal olmakla birlikte, son yıllarda erişim kısıtlamaları ve sağlık kuruluşlarında uygulamaya dönük belirsizlikler yaşanıyor. ABD'deki bu tür yenilikler, uluslararası kamuoyunda kadın sağlığı ve üreme hakları bağlamında farkındalık yaratıyor. Türkiye, özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve uluslararası sözleşmeler doğrultusunda, kürtaj hakkını koruma yükümlülüğü altında. Bu nedenle, ABD'deki gelişmeler dolaylı olarak Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının savunuculuk faaliyetlerine referans oluşturabilir. Ancak iç siyasette konunun hassasiyeti göz önüne alındığında, kısa vadede somut bir etki beklenmiyor.