Asya borsaları, ABD ile Çin arasında varılan kısmi ticaret anlaşmasının ardından haftaya yükselişle başladı. Ancak yatırımcılar, anlaşmanın kalıcı bir çözüm getirmediğini ve küresel faiz oranlarının öngörülenden daha uzun süre yüksek kalabileceğini fiyatlamaya başladı. Japonya'nın Nikkei endeksi yüzde 1,5, Çin'in Şanghay Bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 1,2 artış kaydetti. Güney Kore Kospi endeksi de yüzde 1,1 yükseldi. Analistler, anlaşmanın somut adımlardan çok niyet beyanı niteliği taşıdığını, bu nedenle piyasalardaki coşkunun sınırlı ve geçici olabileceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, G20 zirvesi marjında bir araya gelerek ticaret savaşını yumuşatma konusunda anlaşmıştı. Buna göre ABD, 1 Eylül'de yürürlüğe girmesi planlanan 300 milyar dolarlık Çin malına yönelik yeni gümrük tarifelerini askıya alırken, Çin de ABD tarım ürünleri alımını artıracağını taahhüt etti. Bu gelişme, küresel ticaret savaşının tırmanmasını önleyerek piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama sağladı. Ancak daha önceki müzakerelerde olduğu gibi, somut bir metin ve uygulama takvimi eksikliği, yatırımcıların temkinli kalmasına yol açtı.
Anlaşmanın hemen ardından ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,05 seviyesinden yüzde 2,13'e yükseldi. Bu, piyasaların anlaşmayı olumlu karşılamasına rağmen, enflasyon ve faiz beklentilerinin hala yukarı yönlü olduğunu gösteriyor. Merkez bankalarının sıkı para politikasına devam edeceği sinyali, özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarını olumsuz etkiliyor. Asya'daki yükselişe rağmen, küresel risk iştahının tam olarak canlanmadığı görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Asya-Pasifik bölgesi, ticaret savaşının en fazla etkilediği bölgelerden biri. ABD-Çin arasındaki anlaşma, bölge ülkeleri için ihracat kanallarının açık kalması anlamına geliyor. Güney Kore ve Tayvan gibi tedarik zincirinin önemli halkaları, gelişmeyi yakından izliyor. Ancak bölge ekonomileri, Çin ekonomisindeki yavaşlamanın devam etmesi halinde büyüme sorunları yaşayabilir. Avrupa ve ABD'deki talep daralması da Asya ihracatını tehdit ediyor. Öte yandan, Federal Rezerv'in bu ayki toplantısında faiz indirimi beklentileri güçlenmiş durumda; ancak anlaşma sonrası bu olasılık yeniden değerlendiriliyor. Ticaret savaşının sona ermemesi, Fed'in elini kolunu bağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gelişmekte olan bir ekonomi olarak küresel ticaret ve sermaye akımlarındaki dalgalanmalara doğrudan maruz kalıyor. ABD-Çin ticaret anlaşması, kısa vadede Türkiye'nin ihracat pazarları üzerinde doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel risk iştahının artması Türk lirasına destek sağlayabilir. Ancak faizlerin yüksek kalma ihtimali, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabilir. Ticaret savaşının devam eden belirsizliği, Türkiye'nin cari açık ve enflasyonla mücadelesini zorlaştıracak faktörler arasında yer alıyor.