İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar'da tutulan İran varlıklarının yaklaşık yarısının serbest bırakılacağını duyurdu. Pezeşkiyan, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, Katar'daki İran varlıklarının önemli bir kısmının, ABD ile yapılan dolaylı müzakereler çerçevesinde çözüme kavuşturulduğunu belirtti. Bu varlıklar, İran'ın petrol ve doğalgaz ihracatından elde ettiği gelirlerin, ABD yaptırımları nedeniyle Katar'da dondurulmuş durumdaydı. Pezeşkiyan, varlıkların serbest bırakılmasının İran ekonomisine önemli katkı sağlayacağını ve halkın refahı için kullanılacağını ifade etti. Açıklama, uluslararası camiada İran'ın izolasyonunun azalması ve nükleer müzakerelerdeki ilerleme olarak yorumlandı.
Gelişmenin arka planı: Dondurulan varlıklar ve müzakereler
İran, 2018 yılında ABD'nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymasının ardından, petrol ve doğalgaz ihracatından elde ettiği gelirlerin bir kısmını yabancı bankalarda tutmak zorunda kalmıştı. Bu fonlar, özellikle Katar ve Irak gibi ülkelerde dondurulmuş vaziyetteydi. Eylül 2023'te, ABD ve İran arasında, Katar'da tutulan 6 milyar dolarlık İran varlığının serbest bırakılması konusunda bir anlaşmaya varılmıştı. Bu anlaşma, İran'ın Güney Kore'de dondurulan varlıklarının da benzer bir şekilde Katar'a aktarılmasını öngörüyordu. Pezeşkiyan'ın son açıklaması, bu anlaşmanın bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. İranlı yetkililer, serbest bırakılan fonların temel ihtiyaç maddeleri, ilaç ve gıda alımlarında kullanılacağını belirtiyor. Ancak ABD, fonların sadece insani amaçlarla kullanılmasını şart koşuyor.
ABD-İran ilişkilerinde yeni bir sayfa mı?
Varlıkların serbest bırakılması, ABD ve İran arasındaki dolaylı görüşmelerin olumlu bir sonucu olarak görülüyor. İki ülke arasında nükleer program, bölgesel güvenlik ve yaptırımlar konusunda devam eden müzakerelerde, Katar ve Umman arabuluculuk rolü üstleniyor. Pezeşkiyan'ın bu hamlesi, İran'ın yeni yönetiminin Batı ile ilişkileri normalleştirme çabasının bir parçası olarak yorumlanıyor. İran'ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, Tahran yönetiminin öncelikleri arasında yer alıyor. Ancak ABD, İran'ın bölgedeki milis güçlere verdiği destek ve füze programına ilişkin endişelerini sürdürüyor. Bu nedenle, varlıkların serbest bırakılması, ilişkilerde kalıcı bir yumuşama anlamına gelmeyebilir. Uzmanlar, bunun daha büyük bir anlaşmanın habercisi olup olmadığını zamanın göstereceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın Katar'daki varlıklarının serbest bırakılması, Türkiye'nin enerji politikaları ve bölgesel ticaret stratejileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, İran'dan doğalgaz ithal eden ülkeler arasında yer alırken, İran ekonomisinin rahatlaması, enerji ticaretinde esneklik sağlayabilir. Ayrıca, ABD-İran arasındaki gerilimin azalması, Türkiye'nin Suriye, Irak ve Kafkasya'daki çıkarları üzerinde olumlu etki yaratabilir. Ancak, İran'ın bölgesel nüfuzunun artması, Türkiye'nin özellikle Irak ve Suriye'deki askeri varlığına yönelik riskleri de beraberinde getirebilir. Türkiye, bu süreçte diplomatik dengeyi koruyarak hem enerji tedarikini güvence altına almayı hem de bölgesel dinamikleri yönetmeyi hedefleyecektir.