İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin yaklaşan nükleer müzakerelerde aşağılanmayı kabul etmeyeceğini belirterek, ulusal onur ve egemenliğin kırmızı çizgileri olduğunu vurguladı. Tahran'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Pezeşkiyan, İran'ın müzakere masasına eşit koşullarda oturması gerektiğini söyledi. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları artırma tehditleri ve İsrail'in İran'a saldırı hazırlığı yaptığı iddialarının gölgesinde gerçekleşti.
Gelişmenin arka planı
İran ile ABD arasında 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP), 2018'de dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın tek taraflı çekilmesiyle fiilen çökmüştü. O tarihten bu yana Tahran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırarak nükleer anlaşmadaki taahhütlerini askıya aldı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran'ın yüzde 60'a varan saflıkta uranyum zenginleştirdiğini doğruladı. Bu seviye, askeri amaçlı kullanım için gereken yüzde 90'ın altında olsa da, ciddi endişe yaratıyor. Pezeşkiyan'ın sözleri, müzakerelere dönüş sinyali verse de İran'ın taviz vermeyeceği mesajını taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Pezeşkiyan'ın açıklamaları, Ortadoğu'da gerilimin yüksek olduğu bir döneme denk geldi. İsrail, İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırı seçeneklerini değerlendirirken, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi ise diplomatik çözümden yana. Ancak Biden'ın eli, ABD Kongresi'ndeki İran karşıtı sertlik yanlısı kanat tarafından zor durumda bırakılıyor. Bu bağlamda Pezeşkiyan'ın “aşağılanma” vurgusu, İran'ın iç kamuoyuna ve bölgesel müttefiklerine verdiği bir mesaj olarak yorumlanıyor. Tahran, müzakere masasına güçlü bir pozisyonda oturmak istiyor. İran ayrıca, Körfez ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme çabalarını sürdürüyor; Suudi Arabistan ile varılan tahkim anlaşması, bölgedeki dengeleri değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın nükleer müzakerelerdeki tutumu, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Ankara, komşusu İran'ın nükleer silah edinmesine karşı çıkarken, ABD yaptırımlarının bölgesel ticareti ve enerji arzını olumsuz etkilemesinden endişe ediyor. Türkiye, İran doğalgazına bağımlı değil ancak iki ülke arasındaki ticaret hacmi 10 milyar dolar seviyesinde. Olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlık yaratabilir ve mülteci akışını artırabilir. Bu nedenle Ankara, diplomatik çözümü destekliyor ve hem Washington hem de Tahran'la diyalog kanallarını açık tutuyor. Pezeşkiyan'ın sert söylemi, kısa vadede gerilimi tırmandırsa da orta vadede diplomasiye alan bırakıyor.