Pew Araştırma Merkezi'nin yayımladığı yeni bir küresel anket, dünya genelinde insanların Çin Halk Cumhuriyeti'ne Amerika Birleşik Devletleri'nden daha sıcak baktığını ortaya koyuyor. 23 ülkede yapılan ankete göre, medyan olumlu görüş oranı Çin için yüzde 36 iken ABD için yüzde 33 seviyesinde. Ancak bu istatistik, Pekin'in kendi kendine kutladığı bir zafer olmaktan çok, küresel güç dinamiklerindeki karmaşık bir değişimin yansıması olarak değerlendiriliyor. Zira anket, Batılı ülkelerde ABD'ye yönelik güvenin sarsıldığını, ancak Çin'in de Asya ve Afrika'daki kazanımlarına rağmen derin bir popülerlik sorunu yaşadığını gösteriyor.
Anketin Arkasındaki Gerçekler
Pew'in 2024 yılı boyunca 23 farklı ülkede yüz yüze ve telefonla görüşmelerle topladığı veriler, Çin'in özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha olumlu algılandığını ortaya koyuyor. Nijerya'da Çin'e olumlu bakanların oranı yüzde 79 iken, bu oran ABD için yüzde 65. Benzer şekilde Kenya'da Çin yüzde 58, ABD ise yüzde 46 oranında olumlu algılanıyor. Buna karşılık, Batı Avrupa'da ABD'ye yönelik olumsuz algı belirgin şekilde artmış durumda. Almanya'da ABD'ye olumlu bakanların oranı yüzde 27'ye gerilerken, Çin için bu oran yüzde 11.
Anketin en çarpıcı bulgularından biri, genç nüfusta Çin'in daha popüler olması. 18-29 yaş aralığında Çin'e olumlu bakanların oranı yüzde 44 iken, ABD yüzde 38'de kalıyor. Ancak uzmanlar, bu farkın Batı'da Çin'in otoriter yönetimine dair farkındalığın düşük olmasından kaynaklanabileceğini belirtiyor. Ayrıca, anketin yapıldığı dönemde ABD'deki başkanlık seçimleri ve Gazze krizi gibi faktörlerin ABD imajını olumsuz etkilediği de göz önünde bulundurulmalı.
Küresel Boyut: Ne Çin Ne ABD Kazanıyor
Anket, bir süredir konuşulan "küresel güney" kaymasını teyit ediyor. Çin, Afrika ve Asya'da altyapı yatırımları ve ticaret anlaşmalarıyla nüfuzunu artırırken, ABD'nin bu bölgelere yönelik ilgisizliği gözlemleniyor. Ancak Çin'in imajı, özellikle Doğu Asya'da sorunlu. Japonya ve Güney Kore'de Çin'e olumlu bakanların oranı sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 23 gibi düşük seviyelerde. Ayrıca, Tayvan, Hong Kong ve Uygur bölgesindeki insan hakları ihlalleri, Çin'in Batı'daki algısını ciddi şekilde zedeliyor.
Uzmanlara göre, anketin temel mesajı, küresel kamuoyunun ne Çin'in ne de ABD'nin liderliğine tam olarak güvendiği. Her iki ülke de kendi bölgelerinde ve etki alanlarında popülerlik kazanırken, genel anlamda bir "liderlik boşluğu" söz konusu. Bu durum, mevcut uluslararası sistemin meşruiyet krizi yaşadığına dair önemli bir işaret.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu anket, Türkiye'nin son yıllarda izlediği çok boyutlu dış politikada denge arayışını anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor. Türkiye, bir yandan NATO üyesi olarak ABD ile stratejik ilişkilerini sürdürürken, diğer yandan Çin ile ticaret ve yatırım bağlarını derinleştiriyor. Pew anketinin gösterdiği gibi, küresel algıdaki bu kayma, Türkiye'nin her iki güç merkeziyle de pragmatik ilişkiler kurmasını gerektiriyor. Ancak Çin'in Orta Asya ve Afrika'daki artan nüfuzu, Türkiye'nin bu bölgelerdeki kendi çıkarlarıyla doğrudan rekabet edebilir. Dolayısıyla, Türk dış politikası bu yeni dengede hem fırsatları hem de riskleri dikkatle değerlendirmek zorunda.