Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik gerilim, ham petrol fiyatlarını geçici olarak yukarı çekmiş olsa da, asıl darboğaz rafine petrol ürünleri piyasalarında ortaya çıkıyor. Ham petrol savaş öncesi seviyelere dönerken, benzin, motorin ve jet yakıtı gibi rafine ürünlerdeki arz sıkışıklığı derinleşiyor. Küresel rafineri kapasitesindeki yetersizlik ve stokların düşük seyretmesi, bu ürünlerde fiyat baskısını canlı tutuyor. Özellikle Asya ve Avrupa pazarları, rafine yakıt tedarikinde Hürmüz üzerinden geçen tankerlere bağımlı olduğu için risk daha da belirginleşiyor.
Gerilimin Rafine Ürünlere Yansıması
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapıyor. Ancak ham petrolün yanı sıra, buradan geçen rafine ürün hacmi de küresel arz için kritik önemde. İran'ın Hürmüz'ü kapatma tehditleri ve son askeri tatbikatları, sigorta primlerini artırarak tanker sevkiyatlarını yavaşlattı. Bu durum, özellikle Haziran ve Temmuz aylarında Asya ülkelerine yapılan jet yakıtı ve motorin sevkiyatlarında gecikmelere yol açtı. Güney Kore ve Japonya gibi büyük alıcılar, alternatif tedarik kaynakları ararken, Singapur merkezli rafineriler kapasite kullanımını düşürmek zorunda kaldı. Sonuç olarak, benzin ve motorin fiyatları yıl başına göre %12-15 oranında yükseldi.
Küresel Piyasalarda Darboğaz ve Fiyat Baskısı
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, küresel rafineri kapasitesi pandemi döneminde kapanan tesisler nedeniyle hâlâ toparlanamadı. ABD'deki bazı rafinerilerin bakıma alınması ve Avrupa'daki yeşil dönüşüm baskısı, arzı daha da kısıtlıyor. Hürmüz gerilimi, bu darboğazı daha da belirginleştiriyor. Özellikle motorin stokları, OECD ülkelerinde beş yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Bu durum, kamyon taşımacılığı ve tarım makineleri için hayati öneme sahip motorinin fiyatını yukarı çekiyor. Ayrıca, yaz tatili sezonu nedeniyle artan jet yakıtı talebi, havacılık sektöründe maliyetleri artırıyor. Analistler, Hürmüz'deki tansiyonun düşmemesi halinde rafine ürün fiyatlarındaki baskının yıl sonuna kadar süreceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, rafine petrol ürünleri ithalatında büyük ölçüde Irak ve Orta Doğu ülkelerine bağımlı olduğu için Hürmüz geriliminden doğrudan etkileniyor. Motorin ve jet yakıtı fiyatlarındaki artış, ulaştırma ve havacılık sektörlerinde maliyetleri yükseltiyor. Ancak Türkiye, stratejik konumu sayesinde Ceyhan-İskenderun gibi alternatif güzergahları kullanabilme avantajına sahip. Bu durum, kısa vadede Türkiye'yi diğer ithalatçılara göre daha esnek kılarken, uzun vadede rafineri yatırımlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Enerji Bakanlığı'nın mevcut depolama kapasitesini artırma çalışmaları, bu tür jeopolitik risklere karşı önemli bir tampon oluşturabilir.