ABD'li petrol şirketi yöneticileri, Başkan Donald Trump yönetimini, İran ile olası bir askeri çatışmanın benzin fiyatlarını haftalar içinde önemli ölçüde artırabileceği konusunda uyardı. Sektör kaynaklarına dayandırılan haberlere göre, arz daralması yaşayan küresel petrol piyasasında İran'a yönelik bir askeri harekat, fiyatları kontrol edilemez seviyelere taşıyabilir. Trump ve üst düzey yetkilileri ise savaşın bir an önce sona ermesi durumunda fiyatların düşeceğini savunuyor, ancak çatışmanın ne zaman biteceğine dair somut bir takvim bulunmuyor.
Petrol yöneticilerinden acil uyarı
İngiliz Financial Times gazetesine konuşan üst düzey petrol yöneticileri, Trump yönetimine gizli brifinglerde uyarılarda bulunduklarını aktardı. Yöneticilere göre, İran'a yönelik bir askeri operasyon, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına ve küresel petrol arzının yüzde 20'sinin tehlikeye girmesine neden olabilir. Bu durumda benzin fiyatları, galon başına 5 doların üzerine çıkabilir ve bu artış, İran savaşının başlamasından haftalar içinde Amerikalı tüketicilere yansıyabilir.
ABD'de halihazırda galonu 3 dolar civarında seyreden benzin fiyatları, özellikle yaz tatili sezonunda daha da yükselebilir. Petrol şirketleri, mevcut rafineri kapasitesinin ve stratejik petrol rezervlerinin olası bir arz kesintisini karşılamaya yetmeyeceğini belirtiyor.
Trump yönetimi ise bu uyarılara rağmen İran'a karşı sert söylemini sürdürüyor. Beyaz Saray sözcüleri, savaşın kısa süreceğini ve İran'ın petrol altyapısının hızla devre dışı bırakılacağını, böylece fiyatların kontrol altına alınabileceğini öne sürüyor. Ancak uzmanlar, İran'ın misilleme kapasitesinin ve bölgesel müttefiklerinin (Husiler, Hizbullah vb.) dahil olması halinde çatışmanın genişleyebileceği ve aylarca sürebileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ekonomiye yansımaları
Petrol fiyatlarındaki olası bir sıçrama, sadece ABD'yi değil, tüm küresel ekonomiyi tehdit ediyor. Avrupa ve Asya ülkeleri, zaten yüksek enerji maliyetleriyle mücadele ederken, İran savaşı enerji fiyatlarını tarihi zirvelere taşıyabilir. Özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları, bu durumdan en çok etkilenecek ülkeler arasında. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), İran savaşı senaryosunda ham petrol fiyatlarının varil başına 150 doların üzerine çıkabileceğini tahmin ediyor.
Bölgedeki jeopolitik gerilim, küresel tedarik zincirlerini de tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, dünya deniz ticareti için kritik öneme sahip. Boğazın kapanması halinde, sadece petrol değil, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatları da duracak, bu da Avrupa ve Asya'da enerji krizini derinleştirecek.
Trump yönetiminin İran politikası, 2018'deki nükleer anlaşmadan çekilme ve ardından uygulanan yaptırımlarla zaten gergin olan ilişkileri kopma noktasına getirmişti. İran'ın son aylarda uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD hedeflerine saldırılar düzenlemesi, gerilimi tırmandıran faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile olası bir savaş, Türkiye'yi doğrudan etkileyecek jeopolitik bir risk taşıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Irak üzerinden karşılıyor; İran savaşı halinde bu hatlardan gelen petrol ve doğalgaz akışı kesintiye uğrayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin komşusu olan Irak ve Suriye'deki güvenlik dengeleri de savaşla birlikte altüst olabilir. Ekonomik olarak ise, küresel petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin cari açığını büyütecek ve enflasyonu körükleyecektir. Türkiye, bu nedenle bölgede diplomasi ve diyaloğu öne çıkaran bir pozisyon alarak, hem enerji güvenliğini korumaya hem de çatışmanın yayılmasını engellemeye çalışmaktadır.