Petrol fiyatları, haftalık bazda kayıp yaşamaya devam ederken, analistler Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğindeki yavaşlamanın fiyatlarda yeniden yükselişe neden olabileceği uyarısında bulunuyor. İran, Perşembe günü yaptığı açıklamada, boğazda belirlenmiş güzergahları takip etmeyen gemilere "gereken şekilde" müdahale edileceğini duyurdu. Birleşmiş Milletler'e bağlı bir kuruluş ise, bölgedeki gemi tahliye çalışmalarını durdurma kararı aldı. Bu gelişmeler, küresel petrol arzında önemli bir darboğaz olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin tırmanmasına yol açarken, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkiliyor.
Hürmüz Boğazı'nda gerginlik tırmanıyor: İran'dan sert uyarı
İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik yeni bir uyarı yayımladı. Açıklamada, boğazın uluslararası sularında belirlenmiş deniz yollarını kullanmayan gemilerin, İran'ın egemenlik hakları çerçevesinde "gereken şekilde" ele alınacağı ifade edildi. Bu uyarı, ABD ve müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğini sağlamak amacıyla başlattığı Refah Operasyonu'na (Operation Prosperity Guardian) sahada bir yanıt olarak yorumlandı.
Analistlere göre, İran'ın bu açıklaması, boğazdan günlük geçen 20 milyon varil petrole yakın miktardaki petrol akışını kesintiye uğratma potansiyeli taşıyor. Dünya ham petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçerken, herhangi bir aksama küresel fiyatları anında etkiliyor. Geçmişte İran, 2019'da Birleşik Krallık bayraklı bir tankere el koymuş, 2020'de ABD'nin bir generali öldürmesinin ardından füzeli saldırılar düzenlemişti. Şimdiki uyarı, Tahran'ın mevcut jeopolitik ortamda caydırıcılık politikasını sürdürdüğünü gösteriyor.
Küresel piyasalar ve jeopolitik riskler
Petrol fiyatları, İran'ın uyarısına rağmen haftalık bazda düşüş trendinde. Brent tipi ham petrol varil başına 81 dolar seviyesinde işlem görüyor ve geçen haftaki zirve olan 86 dolardan gerilemiş durumda. Bu düşüşte, ABD ham petrol stoklarındaki beklenmedik artış ve Çin'deki talep endişeleri etkili oldu. Ancak analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin yavaşlamasının, arz kesintisi endişelerini yeniden canlandırarak fiyatları yukarı itebileceğini belirtiyor.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yürütülen gemi tahliye çalışmalarının durdurulması, bölgedeki güvenlik ortamının bozulduğunun bir başka göstergesi. Bu durum, sigorta primlerinde artışa ve nakliye maliyetlerinin yükselmesine yol açarak küresel enerji ticaretinde ek bir baskı oluşturuyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın askeri veya diplomatik yollarla tamamen kapanmasının, Brent petrolü varil başına 100 doların üzerine taşıyabileceğini ve küresel bir resesyon riskini tetikleyebileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal eden bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir krizden doğrudan etkilenecektir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, cari açığı büyütürken, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle artan ticareti, boğazın güvenliğini Ankara için kritik hale getiriyor. Diplomatik açıdan, Türkiye'nin bölgede denge politikası izlemesi, hem İran'la hem de Körfez ülkeleriyle ilişkilerini korumasını gerektiriyor. NATO müttefiki olarak Ankara'nın, Refah Operasyonu'na katılımı ve bölgesel güvenlik mekanizmalarındaki rolü önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacak.