ABD askeri güçlerinin İran'a yönelik yeni saldırılar düzenlediğini açıklamasının ardından petrol fiyatlarında keskin bir yükseliş yaşandı. Bu gelişme, küresel piyasalarda enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden alevlendirdi. Öte yandan, Asya borsaları, yarı iletken şirketlerindeki satış dalgasının etkisiyle ikinci gün üst üste değer kaybetti. Yatırımcılar, jeopolitik gerilimlerin yanı sıra teknoloji hisselerindeki düzeltmenin derinleşebileceği endişesiyle riskli varlıklardan uzak durma eğilimi gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın askeri hedeflerine karşı yeni bir operasyon başlatıldığını duyurdu. Bu hamle, Washington'un Tahran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD çıkarlarına yönelik tehditlerine karşı misilleme olarak yorumlanıyor. Petrol fiyatları, bu haberin ardından varil başına 3 doların üzerinde artarak 85 dolar seviyesine yaklaştı. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı, yüzde 4,2'lik bir yükselişle 84,70 dolara çıkarken, Batı Teksas türü (WTI) petrol de 80 doların üzerini gördü. Analistler, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin petrol piyasaları için en büyük risk faktörü olduğunu vurguluyor. Daha önce İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, ülkesinin bu stratejik su yolunu kullanma hakkını saklı tuttuğunu belirtmişti. ABD'nin saldırıları ise, doğrudan bir askeri çatışma riskini artırarak enerji arzı üzerindeki belirsizliği daha da derinleştirdi.
Asya piyasalarında ise durum farklı. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi, çip üreticileri Tokyo Electron ve Advantest'in hisselerindeki sert düşüşle yüzde 2,1 geriledi. Güney Kore'nin Kospi endeksi de benzer bir tablo çizdi; Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerindeki kayıplar endeksin yüzde 1,8 düşmesine neden oldu. Çin anakara borsaları da Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,5 değer kaybederken, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 1,2 geriledi. Bu düşüşte, küresel çip talebindeki yavaşlama beklentileri ve ABD'nin yarı iletken ihracatına yönelik yeni kısıtlamalarının etkili olduğu belirtiliyor. ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, Çin'e yapay zeka çipleri satışını daha da sınırlayabileceği yönündeki haberler, sektör hisselerinde satış baskısını artırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran-ABD gerginliğinin Ortadoğu'da geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme riski, küresel ekonomik toparlanma umutlarını gölgeliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), bu hafta yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda, jeopolitik gerilimlerin emtia fiyatlarını yukarı çekerek enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği uyarısında bulunmuştu. Enerji maliyetlerindeki artış, özellikle Avrupa ve Asya'da imalat sektörü üzerinde baskı yaratıyor. Avrupa'da doğal gaz fiyatları da İran kaynaklı endişelerle yüzde 5'in üzerinde yükseldi. Asya borsalarındaki düşüş ise, teknoloji hisselerindeki satış dalgasının küresel bir trende dönüştüğünü gösteriyor. ABD'de Nasdaq 100 vadeli işlemleri, Asya seansındaki kayıpların ardından yüzde 0,8 geriledi. Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın konuşmasını bekliyor. Powell'ın faiz indirimlerine ilişkin vereceği sinyaller, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.
Bu gelişmeler ışığında, küresel risk iştahı zayıflamış durumda. Altın fiyatları, güvenli liman talebiyle yüzde 0,3 artarak onsu 2.040 doların üzerine çıktı. ABD doları ise, petrol ihracatçısı ülkelerin para birimleri karşısında değer kazanırken, gelişmekte olan ülke para birimleri baskı altında kaldı. Türk lirası, dolar karşısında sınırlı bir düşüşle işlem görürken, petrol ithalatçısı konumundaki Türkiye, artan enerji maliyetlerinden olumsuz etkileniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkeler için cari açık ve enflasyon üzerinde baskıyı artırıyor. Türkiye, ham petrol ihtiyacının büyük kısmını Irak ve İran'dan karşılıyor; İran'a yönelik yaptırımların sıkılaşması veya Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak bir kriz, alternatif tedarik maliyetlerini yükseltebilir. Ayrıca, İran ile komşu olan Türkiye, bu ülkeyle ikili ticaretini sürdürme konusunda ABD yaptırımları arasında denge kurmak zorunda. Asya borsalarındaki düşüş, Türkiye'nin ihracat pazarlarından biri olan bölge ülkelerinde talebi daraltarak Türk ihracatçıları olumsuz etkileyebilir. Jeopolitik belirsizlik, turizm gelirlerini de tehdit ederken, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede ek zorluklarla karşılaşmasına neden olabilir. Bu nedenle, gelişmeler yakından izlenmeli.