Petrol fiyatları, ABD ve İran arasında stratejik Hürmüz Boğazı'nda artan askeri faaliyetlerin küresel enerji arzına yönelik kaygıları körüklemesiyle bir ayın en yüksek seviyesine yükseldi. Brent petrol varil başına 87 doları aşarken, ABD ham petrolü (WTI) 83 dolar sınırına dayandı. Analistler, bu yükselişin arkasında yalnızca arz endişelerinin değil, aynı zamanda jeopolitik risk priminin yeniden fiyatlanmasının olduğunu belirtiyor.
Hürmüz Boğazı'nda Gerilim Tırmanıyor
Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, son haftalarda ABD Deniz Kuvvetleri ve İran Devrim Muhafızları arasında artan angajmanlara sahne oluyor. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın son bir ayda ticari gemilere yönelik tacizlerini ve insansız hava araçlarıyla keşif uçuşlarını yoğunlaştırdığını açıkladı. Buna karşılık Washington, bölgeye bir uçak gemisi görev grubu ve ek savaş uçakları konuşlandırdı.
İran ise bu hamlelere misilleme olarak Boğaz girişinde askeri tatbikatlar düzenliyor ve ‘gerektiğinde boğazı kapatma’ tehdidini yineliyor. Tahran yönetimi, ABD'nin bölgedeki varlığını ‘istikrarsızlaştırıcı’ olarak nitelendirirken, uluslararası petrol şirketleri olası bir kriz senaryosuna karşı acil durum planlarını devreye soktu.
Küresel Enerji Piyasalarında Dalgalanma
Yükselen jeopolitik gerilim, OPEC+'ın üretim kesintileri ve Çin'deki talep toparlanmasıyla zaten sıkı olan piyasada ek bir baskı yaratıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu ayki raporunda ‘Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol akışında yaşanacak herhangi bir kesintinin küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği’ uyarısında bulundu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge üreticileri ise gerginliğe rağmen üretim rotalarını değiştirmeyi düşünmediklerini belirtti.
Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, dünya genelinde enflasyonist baskıları yeniden canlandırabilir. Merkez bankalarının faiz indirim beklentileri törpülenirken, gelişmekte olan ülkelerin enerji faturaları artıyor. ABD Stratejik Petrol Rezervi (SPR) ise fiyat artışlarını dizginlemek için stoklardan satışa hazır olduğunu duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının yaklaşık %90'ını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden doğrudan etkileniyor. Yükselen petrol fiyatları cari açığı büyütürken, enerji maliyetlerindeki artış enflasyonu tetikleyebilir. Ayrıca Türkiye'nin Karadeniz'deki sondaj faaliyetleri ve Hazar geçişli alternatif koridorlar, bu tür jeopolitik risklere karşı önemli bir çeşitlendirme imkânı sunuyor. Ancak mevcut durumda Türkiye'nin enerji arz güvenliği, büyük ölçüde boğazın açık kalmasına ve Orta Doğu'daki istikrara bağlıdır. Ankara'nın hem Tahran hem de Washington ile diyaloğu sürdürerek krizin yönetilmesine katkı sağlaması bekleniyor.