ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon bürokrasisinde köklü bir tasfiye harekatı yürütüyor. Son hedef ise Genelkurmay Başkanı General Charles 'CQ' Brown oldu. Trump yönetiminin 'savaşçı kültürü' yeniden tesis etme söylemiyle başlattığı bu süreç, ordu içinde derin yankı uyandırdı. Brown'un görevden alınması, Hegseth'in 'uyanık general' olarak nitelendirdiği askeri liderlere yönelik kapsamlı bir temizliğin parçası olarak değerlendiriliyor. Bu hamle, Beyaz Saray'ın savunma kurumunu siyasi sadakat ekseninde yeniden şekillendirme çabasının en somut göstergesi oldu.
Pentagon'da Sarsıcı Değişim
General Charles Brown, 2023'te Genelkurmay Başkanı olarak atanmış ve ordunun modernizasyonu ile çeşitlilik politikalarının önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyordu. Brown'ın görev süresi daha dört yıl olarak planlanmışken, bu erken görevden alma kararı Washington'da şaşkınlıkla karşılandı. Hegseth, Brown'ı 'ordunun reformcusu' olarak tanımlasa da, asıl hedefin Pentagon'un 'çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık' (DEI) politikalarını benimseyen üst düzey komutanlar olduğu yorumları yapılıyor.
Hegseth, Fox News'teki yorumculuk yıllarından bu yana ordunun 'postmodern' hale geldiğini ve geleneksel savaşçı değerlerinden uzaklaştığını savunuyordu. Göreve gelir gelmez ilk iş olarak Savunma Bakanlığı'nın DEI programlarını hedef alan bir dizi kararname yayınladı. Ayrıca, orduda 'yıpratıcı' olarak nitelediği cinsiyet ve ırk temelli eğitimlerin kaldırılacağını duyurdu. Brown'un görevden alınması, bu politikaların kurumsal boyutta hayata geçirilmeye başlandığını gösteriyor.
Hegseth'in Vizyonu: Orduyu Yeniden Şekillendirmek
Hegseth'in Pentagon'daki en büyük önceliği, ordunun savaş hazırlığını artırmak ve 'siyasi doğruculuktan' arındırılmış bir askeri kültür inşa etmek. Bu kapsamda, Korgeneral Ronald Clark'ın da aralarında bulunduğu birçok üst düzey subayın yeniden atama sürecine tabi tutulduğu biliniyor. Hegseth, 'Ordumuzun temel görevi savaşmak ve kazanmaktır. Bu misyona odaklanmayan her lider, yerini daha yetkin birine bırakmalıdır' diyerek hamlesini savundu.
Ancak eleştirmenler, bu tasfiyenin ordunun siyasallaşmasına yol açacağını ve askeri liyakat sistemini zedeleyeceğini belirtiyor. Eski Savunma Bakanı Lloyd Austin, yaptığı açıklamada 'General Brown, görevini layıkıyla yerine getiren bir askerdi. Onun görevden alınması, ordumuzun bağımsızlığına gölge düşürür' ifadelerini kullandı. Demokrat Parti'den de benzer tepkiler gelirken, Cumhuriyetçi kanat Hegseth'in kararlılığını 'ordunun özünden uzaklaşmasını durdurma' olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu değişiklikler, ABD'nin küresel askeri duruşunu da etkileyebilir. Özellikle Çin ile artan rekabet ve Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, Pentagon'un üst düzey komuta kademesindeki bu istikrarsızlık, müttefikler arasında endişe yaratıyor. NATO yetkilileri, ABD ordusundaki bu sarsıntının ittifakın caydırıcılık politikalarına zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Hegseth ise 'değişimin' ABD'nin caydırıcılığını artıracağını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pentagon'daki bu tasfiye, Türkiye-ABD savunma ilişkileri açısından belirsizlik yaratıyor. Özellikle F-35 programı ve Suriye'deki PYD/YPG işbirliği gibi konularda askeri bürokrasiyle yürütülen müzakerelerin etkilenmesi söz konusu. Hegseth'in 'savaşçı' odaklı yaklaşımı, Türkiye'nin güvenlik endişelerini daha fazla dikkate alabileceği şeklinde yorumlansa da, ordunun siyasallaşması uzun vadede ittifak disiplinini zayıflatabilir. Türkiye'nin, bu dönemde savunma diyaloğunu güçlendirerek süreci yakından takip etmesi gerekiyor.